TalebeDunyasi.Com | Öğrenci Ödev Portalı

Anasayfa Site Haritas? E?itim Haberleri Ara
 

TÜRK ADI

Türk Milleti'nin tarihi insanl?k tarihi kadar eskidir. "Türk" sözü tarihin en eski ça?lar?ndan beri kullan?l?yordu ve belirli bir kavmin yada kavimler birli?inin ad? olarak mevcuttu.
Türkler'in köklü ve çok zengin bir tarihe ve kültüre sahip olmas? nedeniyle birçok bilim adam? "Türk" ad?n?n nereden geldi?i hakk?nda ara?t?rmalar yapm??, bu ara?t?rmalar neticeside Türk ad? ilk defa MÖ. XIV. yy'da "Tik" vveya "Tikler" ad?yla geçmeye ba?lam??t?r. Di?er bir görü?e göre ise Türk ad? MÖ. XIV. yy'dan öncede varoldu?udur. Zira Türk ?rk?n?n tarihi insanl???n tarihi kadar eskidir. Bu gerçe?i kavmi ve milli mitolojilerde ve tarihi olu?umlarda izaheden eski kay?tlarda görmek mümkün olmaktad?r.
Türk ?rk?n?n çok eski olmas? nedeniyle Türk ad?n?n nerden geldi?i hakk?nda birçok iddia ve görü?ler ileriye sürmü?lerdir. Buna göre,

  -Heredotos'un do??u kavimleri aras?nda zikretti?i TARG?TAB'lar.

  -?skit topraklar?nda do?duklar? söylenen TYRKAE'ler

  -Tevratta ad? geçen Togarma'lar.

  -Eski Hint kaynaklar?nda tesadüf edilen TURUKHA'lar veya THRAK'lar

  -Esiki Ön Asya çivili metinleride görülen TURUKKU'lar.

Devamını oku...
 

O?UZ KA?AN DESTANI I

4. O?UZ - KA?AN'IN ÇOCUKLU?U
"Türk mitolojisinde kahramanlar, 'üç' veya 'yedi' günde konu?urlard?":
Az önce, Müslüman olmu? Türklerin O?uz-Ka?an destanlar?ndan söz açarken, O?uz-Ka?an'?n üç günde konu?ma?a ba?lad???n? belirtmi?tik. ?slâmiyetin tesirleri görülmeyen, Uygurca O?uz Ka?an destan?nda da, ayn? ?eyleri görüyoruz. Ama, yukar?da da dedi?imiz gibi, eski Türk efsanelerinde büyük kahramanlar ço?u zaman "Yedi günde kendilerine gelir ve k?rk gün sonra da bir delikanl? gibi hayata ba?larlard?". Nitekim Uygurlar?n O?uz Destan?, O?uz'un küçüklü?ünü ?öyle anlat?yordu:
Geldi ana gö?sünü, ald? emdi sütünü,
?stemedi bir daha, içmek kendi sütünü.
Pi?memi? etler ister, a? yemek ister oldu,
Etraftan ?arap ister, e?lenmek ister oldu.
Ans?z?n dile geldi, ?iirler düzer oldu,
Aradan k?rk gün geçti, oyna??r, gezer oldu.
Geldi ana gö?sünü, ald? emdi sütünü,
?stemedi bir daha, içmek kendi sütünü.
Pi?memi? etler ister, a? yemek ister oldu,
Etraftan ?arap ister, e?lenmek ister oldu.
Ans?z?n dile geldi, ?iirler düzer oldu,
Aradan k?rk gün geçti, oyna??r, gezer oldu.
Devamını oku...
 

Kurulu?u

Selçuklular, Türk-?slam devletlerinin en büyüklerindendir. O?uzlar?n Üçoklar kolunun, K?n?k boyuna mensupturlar. Onuncu yüzy?l?n sonu ile onbirinci yüzy?l?n ba?lar?nda ?slam? kabul ettiler. Selçuklular; Çin'den, Bat? Anadolu dahil bütün Ortado?u ülkeleri, Akdeniz sahilleri, Kuzeybat? Afrika, Hicaz ve Yemen'den Rusya içlerine kadar yay?lan hakimiyetin, muazzam bir kültür ve medeniyetin temsilcisidir.

Devlete ad?n? veren Selçuk Bey, Aral Gölü ile Hazar Denizi aras?na hakim olan O?uz Yabgu Devletinin kumandanlar?ndan Dukak Suba??'n?n o?ludur. Dukak ölünce, 17-18 ya?lar?ndaki Selçuk Bey suba?? oldu. Genç ya??na ra?men yüksek mevkilere ula?an Selçuk Bey'in devaml? artan bir itibara sahip olmas?, Yabgu ve e?ini tela?land?rd?. Onu ba?lar?ndan atmak için çare aramaya ba?lad?lar. Öldürülmekten çekinen Selçuk Bey, kabilesiyle birlikte oradan ayr?ld?. Güney yoluyla, muhtemelen 985 y?l? s?ralar?nda, Seyhun nehri kenar?nda bulunan Cend ?ehrine geldiler. Bölge ve ?ehir, ?slam ülkelerine geçi?te hudut durumundayd?.

Devamını oku...
 
?stanbul'un Fethi

Osmanl? sultanlar?ndan ?kinci Mehmed Han?n, 29 May?s 1453’te, Bizans ?mparatorlu?unun ba??ehrini almas?. Türk-?slâm mefkûresinde çok önemli bir yer i?gal eden ?stanbul’un fethi, ?slâmiyet'le birlikte ortaya ç?kan mukaddes bir ideal, bir k?z?l elma, yani yüce bir gayedir. Bu ulvî gaye u?runa önce Araplar, sonra da Türkler, ?stanbul surlar? önünde seve seve can verdiler ve ?ehadet mertebesine kavu?tular.

?stanbul, 1453 tarihine kadar birçok defalar, çe?itli millet, devlet ve topluluklar taraf?ndan ku?at?l?p, i?gal edildi. Peygamber efendimizin; “?stanbul muhakkak fethedilecektir. Bu fethi yapacak hükümdar ne güzel hükümdar ve onun askerleri ne güzel askerlerdir” hadîs-i ?erîfi, bütün ?slâm hükümdar ve kumandanlar?n?n bu ?ehri fethetmek arzu ve gayretlerini harekete geçiriyordu. Müslümanlar, “Feth-i Mübîn”i gerçekle?tirmek için pek çok te?ebbüste bulundular.

Devamını oku...
 
O?UZ KA?AN DESTANI

. O?UZ DESTANININ ÖZELL?KLER?

Eski Türk tarihinde hükümdarlar?n do?u?u, efsanelere büründürülmü? ve kutsal bir olay gibi anlat?lm??lard?. Hükümdarlar böyle kutsalla?t?r?l?p, gökten indirilir iken; elbetteki O?uz-Ka?an gibi, bütün Türk kaviminin atas? olan kutsal bir ki?inin men?eleri de, Tanr?ya ve gö?e ba?lanacakt?. Eski Türklere göre her?eyi yaratan ve her varl???n sahibi olan tek kutsal ?ey, gökteki biricik Tanr? idi.Asl?nda gö?ün kendisi olan Tanr? de?ildi. Çünkü gök de, yer gibi, maddî birer varl?k ve yüce Tanr? taraf?ndan yarat?lm??, dünyan?n birer parças? idiler. Gök, bir tane idi ve dünyam?z?n üstünü, bir kubbe ?eklinde kapl?yordu. Fakat bu kubbenin üstünde, daha bir çok gökler vard?. Ay?n güne?in ve türlü y?ld?zlar ile burçlar?n dola?t?klar?, ayr? ayr? gökler, uzay?n sonsuzluklar?n? kendi aralar?nda payla??yorlard?. Bütün bunlar?n üstünde, bir gök daha vard? ki, bu gökte yarat?c?, büyük ve tek Tanr? oturuyordu. Eski Türkler, ?ögün katlar?n? üst üste koyma yolu ile saymam??lard?. Fakat sonradan, biraz da d?? tesirler sebebi ile gökleri, yedi veya dokuz kat olarak tarif etme?e ba?lad?lar.
Devamını oku...
 

Ba??ms?zl?k (?stiklâl)


Tam ba??ms?zl?k, bizim bugün üzerimize ald???m?z vazifenin temel ruhudur. Bu vazife, bütün millete ve tarihe kar?? yüklenilmi?tir. Bu vazifeyi yüklenirken, tatbik kabiliyeti hakk?nda ?üphe yok ki çok dü?ündük. Fakat netice olarak edindi?imiz görü? ve iman, bunda, muvaffak olabilece?imize dairdir. Biz, böyle i?e ba?lam?? adamlar?z. Bizden evvelkilerin i?ledikleri hatalar yüzünden, milletimiz sözde mevcut zannolunan ba??ms?zl???nda kay?tl? bulunuyordu. ?imdiye kadar Türkiye'yi, medeniyet dünyas?nda kusurlu gösteren neler dü?ünülebilirse, hep bu hatadan ve bu hataya uymadan do?maktad?r. Bu hataya uyma neticesi; mutlaka, memleket ve milletin bütün haysiyetinden ve bütün ya?ama kabiliyetinden soyunma ve uzakla?mas?n? gerektirebilir. Biz; ya?amak isteyen, haysiyet ve ?erefiyle ya?amak isteyen bir milletiz. Bir hataya uyma yüzünden bu özelliklerden mahrum kalmaya tahammül edemeyiz. Bilgin, cahil, istisnas?z bütün millet fertleri, belki içinde bulunduklar? güçlükleri tamamen anlamaks?z?n, bugün yaln?z bir nokta etraf?nda toplanm?? ve fakat sonuna kadar kan?n? ak?tmaya karar vermi?tir. O nokta; tam ba??ms?zl???m?z?n temini ve devam ettirilmesidir.

Devamını oku...
 

Göktürkler



I.Göktürk Hakanl??? - Do?u Göktürk Hakanl???
Bat? Göktürk Hakanl??? - II.Göktürk Hakanl???

Asya "Büyük Hun" imparatorlu?undan sonra, her bak?mdan temsil etti?i Türk kültürü itibariyle 2. "süper" Türk imparatorlu?u niteli?inde olan Gök-Türk hakanl???, "Türk" sözünü ilk defa resmî devlet ad? olarak benimsemekle bütün bir millete ad vermek ?erefini kazanm??, Do?u Sibirya'daki Yakut Türkleri ile bat?da Ogur (Bulgar) Türklerinin bir k?sm? d???ndaki Türk as?ll? bütün kütleleri kendi idaresinde birle?tirmi?tir. Hakanl???n y?k?lmas?ndan sonra bir yelpaze gibi aç?larak dört tarafa yay?lan çe?itli Türk zümreleri gittikleri yerlerde 'Türk" ad?n? ve Gök-Türk idarî, siyasî ve iktisadî geleneklerini ya?atm??lard?r. Yine bütün bu Türklerin tarihinde Gök-Türk te?kilat?n?n, edebiyat?n?n, töre ve hayat telakkisinin izleri görülmü?tür. Gök-Türklerden sonraki ça?larda, R Türkçesi (Ogur lehçesi) müstesna, bütün Türk lehçe ve a??zlar? Gök-Türk Türkçesi'nin damgas?n? ta??r. Do?udan bat?ya:Orta Asya, Türkistan, Maveraünnehir, Kuzey Hindistan, ?ran, Anadolu, Irak, Suriye ve Balkan Türkleri, Gök-Türkler yolu ile Türk'tür.

Devamını oku...
 

CUMHUR?YETÇ?L?K


Cumhuriyet bir devlet biçimidir. Cumhuriyette esas olan ilk ö?e, devlet ba?kan?n?n belli bir süre için seçilerek i? ba??na gelmesidir. Bu bak?mdan cumhuriyet, ba?ta bir hükümdar?n bulundu?u devlet biçimlerinden (monar?ilerden) ayr?l?r. Monar?ilerde devletin ba??, belli bir aile içinden ç?kar, normal ko?ullar alt?nda, ölünceye kadar i? ba??nda kal?r. Yerine gene ayn? aileden bir ba?kas? gelir. Her monar?ide, aile içinden kimin hükümdar olaca?? belli baz? kurallara göre saptan?r. Cumhuriyette devlet ba?kan? belli bir süre içinde seçimle i? ba??na gelince, ileri gelen di?er ki?ilerin de seçimle belirlenmesi gerekir. Bunlar genellikle o toplumda yasa koyacak kimselerdir.

Devamını oku...
 
Lozan Antla?mas?

Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin, milletleraras? planda resmen tan?nd??? antla?ma.

24 Temmuz 1923 tarihinde ?sviçre’nin Lausanne (Lozan) ?ehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle ?ngiltere, Fransa, ?talya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, Rusya, Yugoslavya temsilcileri taraf?ndan, Lozan Üniversitesi salonunda imzaland?.

Osmanl? Devleti'ni y?k?p, topraklar?n?n payla??lmas? için ç?kart?lan Birinci Dünya Sava?? (1914-1918) sonunda ba?lat?lan Türk ?stiklâl Harbinden sonra, i?galci devletler ile 11 Ekim 1922 tarihinde Mudanya Mütarekesi (ate?kesi) imzalanm??t?. ??galci devletler ile kesin bir antla?ma yap?lmas? için, Türkiye, 4 Ekim 1922 tarihindeki notas?yla, görü?melerin ?zmir’de ba?lat?lmas?n? istedi. ??galci devletler, ?zmir’de Yunan mezalim ve tahribat?n? görmezlikten gelmek için, ?sviçre’nin Lausanne ?ehrini tercih etti. Konferans?n 13 Kas?m 1922’de ba?layaca??n? ilan edip, Türkiye’de iki hükümet oldu?u telakkisiyle, görü?melere kat?lmas? için Ankara’daki Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ?stanbul’daki Osmanl? Sultan? Alt?nc? Mehmed Hana (Sultan Vahideddin Han) müracaat ettiler. TBMM, bu duruma son vermek için, 1 Kas?m 1922 günü ç?kar?lan iki maddelik bir kanunla, Saltanat ve Osmanl? Hükümetinin, 16 Mart 1920’de ?stanbul’un ?tilâf devletlerince resmen i?galinden itibaren kald?r?ld???n? kabul ve ilan etti. 600 y?ldan fazla hükümran olan Osmanl? Hânedân?na son verilerek, Lozan Konferans?na TBMM hükümeti, tek ba??na kat?ld?.

Devamını oku...
 
ERGENEKON DESTANI



Ergenekon Destan?, "Büyük Türk Destan?ndan bir parçad?r. Türk kavimlerinden Göktürkler'i mevzu al?r. Göktürkler'in men?eini aç?klamak ister. Ergenekon Destan?'n?n özeti ?öyledir:

Türk illerinde Göktürkler'e itaat etmeyen bir yer yoktu. Bunu k?skanan yabanc? kavimler birle?erek Göktürkler'in üzerine yürüdüler. Maksatlar? öç almakt?. Göktürkler, çad?rlar?n?, sürülerini bir yere toplad?lar. Çevresine hendek kaz?p beklediler. Dü?man gelince, vuru?ma da ba?lad?. On gün vuru?tular. Göktürkler üstün geldi.
Devamını oku...
 
HAMIDOGULLARI BEYLIGI

1- Beyligin Kurulusu
Hamidogullari Beyligi Egridir, Bolu, Yalvaç ve daha sonra Antalya taraflarinda Hamid Bey'in torunu Dündar Bey tarafindan kurulmustur. Hamid Bey, Selçuklular'la birlikte Türkistan'dan gelen Türkmen kabilelerinden birinin basbugu olup, Anadolu Selçuklu Devleti'nin kumandanlarindan idi. Hamid Bey ve oglu Ilyas Bey zamaninda bölge Selçuklu idaresinde bulunuyordu ve uç beyligi statüsü Denizli'den daha ileriye kaymisti. Selçuklularin XIII. asrin sonlarinda tamamen zayiflamasi ve Ilhanilerin nüfuzu altina girmesinden sonra diger bölgelerde oldugu gibi, Isparta, Egridir ve civarinda yasayan Hamid asireti de Dündar Bey'in baskanligi altinda Hamidogullari Beyligini kurdular.

Devamını oku...
 
Saruhano?ullar?


SARUHAN OGULLARI BEYLIGI
Bati Anadolu'da, merkezi Manisa olmak üzere Menemen, Gördes, Demirci, Kemal Pasa, Turgutlu, Ilica ve Akhisar gibi kent ve kasabalari içine alan bölgede kurulmus bir Türkmen beyligidir.
I- SIYASÎ TARIH
a- Saruhan Bey
Beyligin kurucusu olan Saruhan Bey'in Harezm Türkmenlerinden oldugu sanilmaktadir. Nitekim Celâleddin Harezmsah'in ölümünden (1231) sonra Saruhan adli bir beyin Selçuklu Devleti hizmetine girdigi ve Saruhanogullari Beyligi'ni kuran Saruhan Bey'in de bu Harezmli emir Saruhan'in torunu oldugu bilinmektedir. Saruhan Bey'in babasinin adi Alpagi olup Çuga ve Ali Pasa adlarinda iki kardesi daha vardi.
Anadolu Selçuklu Sultani Alâaddin Keykubad, maiyyetindeki Türkmen emirlerini çesitli bölgelerin fethi için görevlendirmisti. Bu uc beyleri arasinda bulunan Saruhan Bey o zaman bir Bizans sehri olan Manisa ve çevresinde faaliyetlerde bulunuyordu. Bu sirada Mogol istîlâsi sayisiz Türkmen gruplarinin Bati Anadolu bölgesine gelmesine sebep olmus, dolayisiyla bu bölgelerdeki Bizans sehir ve kasabalari Türkmenlerin eline geçmeye baslamisti.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 2

Videolu Soru zmleri

?km?? Sorular

Facebook Sayfam?z

Mesleki ve Teknik E?itim

Mesleki ve Teknik E?itim
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugn913
mod_vvisit_counterDn1591
mod_vvisit_counterBu Hafta4620
mod_vvisit_counterBu Ay37920
mod_vvisit_counterToplam7345225

Kimler evrimii

Şu anda 49 ziyaretçi çevrimiçi

[+]
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • blue color
  • green color
Ödev