TalebeDunyasi.Com | Öğrenci Ödev Portalı

Anasayfa Site Haritas? E?itim Haberleri Ara
 

Reha Çamuro?lu, 20 A?ustos 1958'de ?stanbul'da do?du. Babas?n?n ad? Ya?ar ?hsan, annesinin ad? Gülen'dir. Tarihçi-Yazar; Bo?aziçi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi. Büyük Larousse ve Ana Britannica ansiklopedilerinde tarih yazarl??? ve redaktörlük, Cem ve Nefes dergilerinin ise yaz? i?leri müdürlüklerini yapt?. Almanya'da bir dizi üniversitede konuk olarak ders ve konferanslar verdi. 12 telif ve 2 tercüme eseri yay?mland?. TYB taraf?ndan "2001'in En ?yi Roman? Ödülü"ne lay?k görüldü. Ayn? y?l "Hac? Bekta? Bar?? ve Dostluk Ödülü"nü ald?. Çok iyi düzeyde ?ngilizce bilen Çamuro?lu, evli ve 1 çocuk babas?d?r.

www.talebedunyasi.com

HAKKINDA YAZILANLAR

REHA ÇAMURO?LU ?LE SÖYLE??
Yeniçeriler, Bekta?iler ve Modernle?me Süreci

METE TUNÇAY
B?LMEZ BÜLENT CAN
Bilmez Bülent Can (BBC)- Söyle?i konumuzun s?n?rlar?n? belirlemekle ba?layal?m. Osmanl? tarihinin belli bir dönemine bakt???m?zda, ayn? modernle?me sürecinde Bekta?iler, yeniçeriler ve modernle?meci Osmanl? yönetimi ç?k?yor kar??m?za. Ya?anmakta olan bu modernle?me sürecinde, Yeniçeri Oca??n?n ortadan kald?r?ld???n? ve Bekta?ili?in bir süre için yasakland???n? biliyoruz. Bu süreçte rol oynayan aktörler olarak, Bekta?iler ve yeniçerilerin yan? s?ra, ulema ve di?er tarikatlar? da unutmamak gerekiyor. Ayr?ca zamanla saray?n etraf?nda olu?an modernist bürokrasinin ve tekrar güçlenecek olan Bekta?ilerin yeni aktörler olarak 19. yüzy?l?n ikinci yar?s?nda bu sürece kat?ld???n? biliyoruz. Reha'n?n bu konuda yazd?klar?ndan yola ç?karak, bu "çokbilinmeyenli denklem"i konu?madan önce, Yeniçeri Oca??n?n kapat?ld??? 1826 y?l?na kadarki tarihi tart??al?m isterseniz.

Benim bu konudaki ilk sorum, Bekta?iler ile yeniçerilerin ilk olarak bir araya gelmesi ve kayna?mas?yla ilgili: Ne zaman ba?lad? bu ve hangi oranda gerçekle?ti? Çünkü Suraiya Faroqhi'nin Toplumsal Tarih'in bu say?s?nda yay?mlanacak yaz?s?nda, bu konudaki bilgilerin sözlü gelene?e dayand???, asl?nda ar?iv çal??malar?na dayanarak, yeniçerilerin ne kadar Bekta?i oldu?unun, hatta Yeniçeri A?as?, Padi?ah ve Hac?bekta?'ta oturan Dedebaba aras?ndaki ili?kinin bile ortaya ç?kar?lamad??? söyleniyor. Hac?bekta?'taki Pirevi'ne ve tekkelere atama yetkisi konusu, yani periferideki bir tekkenin ba??na gelecek dervi?in atanma i?inin ne kadar Dedebaba taraf?ndan yap?ld???, saray veya bölgesel gruplar?n ne kadar etkili oldu?u gibi konular kesin olarak bilinmiyor.

BEKTA??L?K-YEN?ÇER?L?K ?L??K?S?

Mete Tunçay (MT)- Reha'n?n Vaka-i ?erriye kitab?ndaki tezlerinden biri, belki de en önemlisi, Bekta?ilik-yeniçerilik ili?kisinin ba?lang?çtan beri olamayaca??. ?unu her zaman merak etmi?imdir: E?er bütün Kap?kulu askeri yeniçeri Bekta?i idiyse, Yavuz Selim nas?l olup da Çald?ran'da ?ah ?smail'e kar?? sava?abildi? Orada senin tezin ?u: Bu, sonradan icat edilmi? bir gelenek olmal?; yoksa Hac? Bekta?-? Veli'nin bu oca?? takdis etmesi, bu konudaki gülbanklar?n falan ç?kmas? daha sonraki bir tarihte olmal?, buna bir tarih verebiliyor musun?

Reha Çamuro?lu (RÇ)- 16. yüzy?l?n ikinci yar?s? ve sonlar? diye dü?ünüyorum. Çald?ran sahras?na Osmanl? ordusu yerle?irken Osmanl? sava? divan?nda bir tart??ma geçiyor. Hoca Sadeddin bunu ayr?nt?l? veriyor Tacü't-tevarih'te. Tart??ma ?u: Orduyu dinlendirip mi hücuma geçelim, hemen mi hücuma geçelim? Ayn? ?ey bu s?rada kar?? tarafta, ?smail'in ordusunda da var. Osmanl? sava? divan?nda e?ilim, "dinlendirelim; onlar sald?r?rlarsa sald?rs?n, ama biz dinlenmeden, dinlendirmeden sald?rmayal?m!" ?eklinde. ?u anda ad?n? unuttu?um, kâtip düzeyinde bir görevli söz al?yor, "hemen sald?rmal?y?z!" diyor. "Niçin hemen sald?rmal?y?z?" diye soruyor Yavuz buna. Diyor ki, "Rumeli'den gelen ak?nc?lar, bunlar?n laflar?na pek meyyal; bu laflar? duymadan hemen sald?ral?m." Onlar Bekta?i, yani Malkoço?lu ailesi, Evrenoso?ullar?, Rumeli'den gelen ak?nc?lar…

MT- Yeniçeri de?il ama.
RÇ- De?il, bu önemli: "Yeniçeriler" demiyor, sava?a erken giri?mek gerekti?inin gerekçesi olarak.
MT- O halde birinci tespitimiz: Yeniçeri Oca??n?n kurulmas?nda Hac? Bekta?-? Veli'nin i?tiraki, ba??ndan itibaren bu Bekta?i gülbanklar?n?n kullan?lm?? oldu?u do?ru de?il. Bu bir "invention of tradition" olarak, ancak 16. yüzy?l?n ikinci yar?s?nda, Kanuni döneminde ortaya ç?km?? bir ?eydir, diyor Reha.
RÇ- Gelenekte ?u bile var: Yeniçeri, "yeni asker"den gelmez, "yen çeri"nden gelir! Hac? Bekta? "yen"inden ç?karm??t?r onlar?. Keramet göstermi?tir. ?ifahi gelenekte bu vard?r.
BBC- Bu hem Bekta?i gelene?inde var (mesela Turgut Koca'n?n yeniçerilerle ilgili kitab?nda anlatt??? bu), hem de yeniçerilerin kendi gelene?inde var.
RÇ- Tabi, bence yeniçeriler kendilerini, en az?ndan uzun yüzy?llar boyunca bir lonca olarak gördüler. Yani onlar?n yapt?klar?, icra ettikleri, bir meslek. Tabii ki "meslek" bugünkü "profession" anlam?nda de?il, çünkü kundurac? da ba?ka türlü bak?yordu mesle?ine o yüzy?llarda. Yapt?klar? bir meslekti ve bir mesle?in ve bir loncan?n "nur"suz ve "pir"siz olmas? dü?ünülemezdi. Her loncan?n bir pir gelene?i var.
MT- Mesela Hz. ?sa hekimler loncas?n?n piridir, Hz. Muhammed tüccarlar loncas?n?n piridir. Onun gibi, bu askeri loncan?n da piri Hac? Bekta?-? Veli'dir?
RÇ- Bir ?ekilde belli güçler dengesine uygun, belki yeniçerilerin kendi kabul ettikleri, kendi meyyal olduklar?, belki de belli bir dönem devletin tavsiyesiyle yönlendirildikleri bir "pir" olabilir Hac? Bekta?. Ama mehter pirsiz ve nursuzdur, yani mehterin piri yoktur. Bir meslektir mehterlik, ama mehterli?in piri yoktur; çünkü müzik konusundaki hadisler onlara bir pir vermeye engeldir. Onlar?n pirsiz kalmas? istenmi?tir, çünkü s?rf sava? için müzik kullan?lmas? nispeten ehven görülmü?tür.
BBC- Bu "iç içe geçi?" olay? 16. yüzy?lda bir anda m? oluyor? Mesela Kalender Çelebi örne?ini veriyorsun kitab?nda: Resmen heteredoks bir ayaklanma söz konusu ve yeniçeriler taraf?ndan bast?r?l?yor. 1550'lere kadar kesinlikle zaten bu süreç ba?lamam?? diyelim ve bu yüzy?l?n ikinci yar?s?nda ba?latal?m, ama bir anda olup bitmedi?ine göre, bunun ne zaman tamamland???yla ilgili olarak yakla??k bir tarih verebilir miyiz? Gerçekten saray?n yeniçerileri art?k Bekta?i olarak tan?mlamaya ba?lad??? yakla??k bir tarih var m?, yoksa hiç tamamlanm?yor mu bu süreç?

RÇ- Tamamlanmasa Bekta?i tarikat?n? niye yasaklas?n 1826'da?! Ayr?ca bütün dönem boyunca uleman?n söylemi, yeniçerilerin "Bekta?iler gibi" oldu?u, Bekta?i yeniçerilerin kâfir oldu?u dü?üncesi üzerine oturuyor. Oca??n önde gelen a?alar? ("b?y???n? balta kesmez a?alar?" deniyor ) "Dudman-i Bekta?iyan" ad?yla an?l?yor.
Yeniçeriler kap?kulu sipahileriyle dövü?tükleri zaman, 1644 ya da 1648'de, (tam tarihini ?u anda hat?rlam?yorum) Sultan Ahmet Meydan?'nda kap?kulu sipahilerini k?rarlar. Yok ederler neredeyse. O zaman iki heterodoks tarikat?n birbirine dü?man kesildi?ini görüyoruz: Bekta?iler ile Melamiler... Çünkü sipahiler Melamilere, heterodoks bir tarikata ba?l?d?r. Art?k 17. yüzy?l?n ilk yar?s?nda kesin bir ?ekilde yeniçerilerin Bekta?ilere ve Bekta?ilerin yeniçerilere ait oldu?u görülmektedir.

ULEMA MODERNLE?MEYE ENGEL M?D?R?

MT- ?kinci bir konu olarak, dev?irme hikâyesini merak ediyorum. Dev?irme ne zaman ****ndi? Bana öyle geliyor ki dev?irme sistemi yava? yava? gev?edi ve oca??n kald?r?lmas?na kadar devam etti asl?nda.
RÇ- ?unu söylemek mümkün gibi geliyor bana: Dev?irme sistemi hiç ****nmedi! 17. yüzy?l?n ikinci yar?s?ndan itibaren, turna katarlar?n?n (çocuklar? toplay?p getirmelerine "turna katar?" deniyor) durdu?unu görüyoruz.

MT- Ama 19. yüzy?lda hâlâ dev?irme var.
RÇ- Bunlar daha çok Enderun'a al?n?yor. [Re?at Ekrem] Koçu çok güzel anlat?r ya hani, elini aya??n? be?enir, "Aman ne güzel o?lan!" der ve al?r saraya. Onlar saraydan ç?kt?klar? vakit oca?a kaydedilmezler, kazan defterine yaz?lmazlar. Yeniçeri de?ildir onlar, kap?kuludurlar.

MT- Dönü? 17. yüzy?l m? diyorsun?
RÇ- Evet, çünkü ondan sonra zaten yeniçerilerin çocuklar?n?n yaz?lmas?yla, loncalardan insanlar?n yaz?lmas?yla ba?a ç?kamaz hale geliyorlar. Mesela Bekta?i tarikat?n?n sözlü gelene?inde bu çok net konu. Turgut Baba diye bir Arnavut Bekta?i vard?, dört sene önce hakka yürüdü. Be? ku?ak Bekta?i'ydi kendisi. ??te Sütlüce'de dokuma loncas?yla Bekta?ilerin ili?kisini anlat?rd?. Topkap?'da demircilerle Bekta?ilerin ili?kisini, Yedikule'de dericilerle Bekta?ilerin ili?kisini. Bekta?iler bir dolay?m te?kil ediyor ve yeniçeri çocuklar? ve loncalardan oca?a kaydolmak isteyenler zaten inan?lmaz bir fazla yarat?yorlar. D??ardan dev?irmeye ili?kin o dönemde bir iz görmedim.

MT- O halde ikinci tespitin, bu yeniçeri oca??na dev?irme adam da a?a?? yukar? ayn? dönemde sona ermi?.
RÇ- Evet, yeniçeriler bu dönemde art?k evlenme hakk?n? ve meslek tutma hakk?n? elde ediyorlar.
MT- Yeniçeriler "kul o?lu" diye çocuklar?n? oca?a sokuyorlar, onlar gidip çe?itli loncalarda ticaret yap?yorlar, esnafl?k yap?yorlar. Bir de ayn? zamanda tersi oluyor: Loncalar adam vermeye ba?l?yor...
RÇ- Bunlar?n ço?u, "taslakç?" denilenler, fahri yeniçeri. Yeniçeri ortalar?n?n, diyelim 56. ortan?n i?aretini ("balta"deniyor ona) yapt?r?yor dövme olarak koluna, ama o ortan?n defterine kay?tl? de?il.
Maa? alm?yor, ulufe alm?yor. Fakat o "orta" ona izin veriyor bunu yapmas? için. "Taslakç? karde?imiz" veya "taslakç? yolda??m?z" diyor…

MT- Bir çe?it fahri üyelik gibi bir ?ey.
BBC- Yeniçeri olmamas?na ra?men, baz? esnafa da yap?yorlar bunu de?il mi? Baz?lar? yeniçeri, baz?lar? hiç de?il, ama öyle bir i?aret koyuyor "bizim korumam?z alt?ndad?r!" gibi...
RÇ- O ba?ka bir ?ey! Benim sözünü etti?im, hem yeniçeri hem de esnaf, "halk" olanlar. Mesela II. Mahmut Topkap? Saray?'nda ?eyhleri topluyor 1826 olay?ndan önce. Orda bir ?eyhin itiraz? oluyor yeniçerilerin yok edilmesine. Diyor ki "bunlar ahalinin ço?unlu?udur", "ahalinin ço?unlu?unu mu yok edeceksiniz?" diyor. Bu ?ekilde, esnafla bütünle?meleri gibi bir durum var. Benim özellikle söylemek istedi?im ?uydu: Bizim tepeden inme modernle?me tarihimizin ba??nda, iddia edilegeldi?i gibi, ulema "engel" falan de?il.

MT- O da modernle?meyi destekliyor...
RÇ- Tabii! Aktif olarak. Ulema e?er saray?n yan?nda yer almasayd?, muhtemelen saray yok olacakt?, son ayaklanmada.
BBC- O zaman, tam da burada modernle?me sürecinde ortaya ç?kan, çokbilinmeyenli denkleme geçebiliriz san?r?m. ?imdi ?unu anlad?k; yeniçeriler Bekta?ile?iyorlar, ancak bir konu tam aç?k de?il: Tarikat?n kendisi nas?l bak?yor bu olaya? Çünkü yeniçeriler tarikat?n içerisinde baz? de?i?ikliklere yol açm?yor mu? Di?er yandan, tespitlerin do?ruysa, yani Patrona isyan?nda, daha sonra III. Selim'in öldürülmesi olay?nda, "ulema-yeniçeri i?birli?i" iddias? tamamen yanl?? m??
RÇ- Yok de?il!
BBC- Peki... Özellikle III. Selim olay?nda, bu isyan devletin modernle?me ve merkezile?me sürecine tepki olarak ç?km?yor mu ortaya? Bu anlamda da ulema, bu modernle?meye tepki olarak, gerçekten yeniçeri ile birlikte o sürece kar?? ç?km?? olmuyor mu?
RÇ- ?imdi burada ba?ka bir ?ey var. Birçok yeniçeri isyan?nda, son noktada uleman?n zorla, k?l?ç zoruyla yeni odalara, k??laya getirildi?ini görüyoruz. Ama özellikle Son Yeniçeri'de ben bir ?eye dikkat çekmek istedim: 1826'da ve öncesinde, yeniçeriler giderek bizzat hanedan?n kendisini hedef almaya ba?l?yorlar. Hanedan kar??t? laflar duyulmaya ba?l?yor. "K?r?m han?n? padi?ah yapar?z!" gibi. Selim Giray'?…

MT- K?r?m hanlar? "yedek hanedan" oldu?undan...
RÇ- Daha ilginci var: "Konya'daki Mevlevi ?eyhini padi?ah yapar?z!" diyorlar...
MT- Yani Mevlevilere bu kadar s?cak m? bak?yorlar?
RÇ- Mesala, II. Mahmut'un Halet Efendisi vard?r, Mevlevidir. Yeniçerilerle çok iyi ili?kisi vard?r.
BBC- Peki Halet Efendi bu arada Rumeli'de Tepedelenli ile sava??rken de Bekta?i dü?man? olarak ç?km?yor mu kar??m?za? Tepedelenli, o bölgede Bekta?ili?e dayanarak merkeze isyan eden biri. Nas?l yerine oturtuyoruz tüm bunlar?? Halet'in sarayla böyle bir yak?nl??? var ve Tepedelenli de kendi bölgesinde Bekta?ilere dayanarak saraya kar??...
RÇ- ?imdi bir ?eyi görmek laz?m: Rumeli zaten uzun y?llard?r neredeyse özerk. Yani Rumeli, kafas?na yatarsa uyguluyor fermanlar? zaten. Bosna hep öyle. Edirne yeniçeri ve Bekta?i cumhuriyeti neredeyse! ?ehre Nizam-? Cedid ordusunu sokmuyor. Silivri'den itibaren ayaklanmalar ba?l?yor.

MT- Zaten Reha, Erich Zürcher kitab?nda çok net söylüyor (çok basit bir ?ey, ama bizim göz ard? etti?imiz bir ?ey): Osmanl? ?mparatorlu?u bir "pre-modern imparatorluk" oldu?u için, "standart yönetim" diye bir ?ey yok 19. yüzy?la kadar. Birçok bela modernle?meyle beraber standart yönetimin gelmesine...
RÇ- Bu nedenle "standart ç?karlar" diye de bir ?ey yok.

MT- Do?ru.
RÇ- "Halet Efendi orada Tepedelenli'ye kar?? ç?kar, ama burada da bunlarla ittifak kurar!" anlam?nda bunu söyledim, çünkü böyle bir genel geçer ç?karlar ba?lam?nda bakm?yorlar olaya. Güçler ayr?. ?stanbul'da da ayr? bir durum var.

N?ZAM-I CED?D'E K?MLER KAR?I ÇIKTI?

BBC- ?stanbul'da yeniçerilerin Nizam-? Cedid'e kar?? ç?kt?klar?n? ve bu nedenle isyan ettiklerini biliyoruz.
RÇ- Yeniçerilerde böyle bir ayaklanma yoktur. Bir kere Nizam-? Cedid'e yeniçerilerin ba?tan kar?? ç?kt?klar? bir tevatür. Kendileri asker veriyorlar, yolda?lar?n? veriyorlar! ?kinci bir nokta: ?stanbul'a gelen Frans?z zabitlerle yeniçerilerin Aksaray'daki yeni odalarda, en büyük k??lalar?nda birlikte yemek sofralar? kurduklar?, muhabbet sofralar? kurup içki içmeleri ve Frans?z kralc?larla Frans?z cumhuriyetçiler kap???rken, müsademede Galata'daki (zannediyorum 56. ortad?r Galata'n?n güvenli?ini sa?layan yeniçeri ortas?) yeniçeri ortas?n?n Frans?z cumhuriyetçilerden yana tav?r almas? ba?ka birtak?m ?eyleri getiriyor akla. Hiç de yal?t?lm?? bir dünyada ya?am?yorlar. Yeniçeri meyhaneleri, yeniçeri kahvehaneleri ayn? zamanda Frenklerin de s?k s?k gidip geldi?i yerler. Denizcileri, cumhuriyetçileri, kralc?lar?, tüccar?... Son Yeniçeri'de ben onun için bir beyanname olay?na dikkat çektim. Padi?ah? bir bildiriyle uyar?yorlar. Alt?na da "Ocakl?" diye imza at?yorlar.
BBC- O tamamen kurgu mu?
RÇ- Tamamen kurgu de?il. III. Selim için kurgu, ama I. Abdülhamit'e yap?lm??t?r bu. I. Abdülhamit'i beyanname ile uyarm??lar ve bunu ?stanbul'un her taraf?na da??tm??lard?r.
MT- "Beyanname" ad?yla m??
RÇ- "Beyanname" ad?yla! Dolay?s?yla böyle bir beyanname gelene?i, "gelene?i" diyemezsek de, "beyanname" diye bir olay girmi?. Bu tamamen Bat?l? bir ?ey. Ço?altt?rm??lar ve onu da??tm??lar. Bu noktada ulema da ba?ka bir yerden muhalefet yürütüyor. Birincisi, K?r?m kaybedilince, çok büyük bir bask? yarat?yor: Müslüman topra?? kaybedilmi?! Müslümanlar orada ac? çekiyor, zulme u?ruyor.

MT- "Darü'l-harp" oldu art?k K?r?m, ama Müslümanlar var.
RÇ- Evet. ?kincisi, "nedir bu yeni k?yafetler?!" sorusunu soruyor ulema, Nizam-? Cedid'e kar??. Üçüncüsü de tabii, belki de "kalem efendileri"nin ilk örneklerinden olan ?rad-? Cedid görevlileri yeni bir zengin s?n?f yaratmaya ba?lad?lar. Sonra "Rusçuk Yaran?" falan oluyor ya bunlar. Yeni bir iktidar oda?? ve zenginlik oda??. Ulemayla bunlar?n aras?nda bir çat??ma ba?l?yor. Önemli bir ba?ka ?ey (Son Yeniçeri'de onu vurgulamaya çal??t?m), III. Selim bir Mevlevi. Mevlana'yla ?ems ili?kisini and?r?r bir ili?kisi var ?eyh Galip'le. Osmanl? padi?ahlar?n?n bir tarikata intisap etmesi yeni bir olay de?il, ama o biraz fazla ileri gidiyor (!) burada; besteler yap?yor falan... ve ?eyh Galip en yak?n musahibi. Ulema, zannediyorum bundan da rahats?z oluyor, çünkü saray ricalinin bir tarikata kapt?r?l?yor olmas? da ciddi bir sorun ulema için.

K?M MODERNLE?MEDEN YANA?

BBC- Aktörler konuluyor ortaya, bir de modernle?me diye bir süreç var. Kim bundan yana, kim buna kar???
RÇ- Uleman?n kültürel, politik bir perspektifi yok elbette. Modernle?meye kar?? olmak gibi bir perspektifi yok, çünkü II. Mahmut yeniçerileri yok etmeye karar verdi?inde, önceden ald??? önlemlerden biri olarak, ulemaya vak?f ayr?cal?klar? verdi?ini, uleman?n ücretlerinde iyile?tirmelere gitti?ini, müderrislerin ücretlerinde iyile?tirmelere gitti?ini, sübyan mektepleri meselesini onlar?n tekeline verecek ?ekilde yayg?nla?t?rd???n? görüyoruz. Yeniçeriler var hâlâ, 1826 öncesi... II. Mahmut yeniçerileri yok etme karar? almadan, ulemay? yan?na çekebilmek için çok sistemli bir ön haz?rl?k yap?yor. II. Mahmut'un burada temel amac?, para, hazinenin gücü ve sa?layaca?? ayr?lacaklar: Ücretlerdeki art??lar, vak?flara getirilecek ayr?cal?klar... Daha sonra Kemalist bürokrasi, Mahmut'u bu nedenle ele?tiriyor: "Mahmut neredeyse Mustafa Kemal'in öncülü, ama gericilere kar?? mücadelede radikal davranamam??!" gibi bir yakla??m getiriyor.

BBC- II. Mahmut'un nas?l tahta geçirildi?i biliniyor. 1826 eylemi için haz?rl?klar?n? yap?yor, ulemay? yan?na al?yor. Burada uleman?n tavr?nda bir k?r?lma oldu diyelim. Ondan önce, olup bitenlere kar?? kayg?lar?, ku?kular?, tepkileri var. Dolay?s?yla da yeniçerilerin isyan?na destek var, ama 1826'ya kadar II. Mahmut'tan "hay?r tasfiye edilmeyeceksiniz, bu modernite süreci içine kat?lacaks?n?z" sinyalleri al?yorlar. Bekta?iler ve yeniçeriler bu modernle?meye kar?? de?il mi? Sanki onlar asl?nda rahats?z de?ilmi? gibi koyuyoruz burada. O zaman 1807-08 olaylar? nas?l meydana geldi?
RÇ- Hay?r, ben bunu demiyorum ki. Ben aç?kça ?unu dedim: Mesele, "modernle?me" ya da "anti-modernle?me" de?il. Mesele, bu modernle?menin hangi güçler arac?l???yla ve nas?l yap?laca??.
BBC- Yeniçerilerin ve Bekta?ilerin tavr? ne? Bu sürecin neresinde olmak istiyorlar?

RÇ- Son dönemlerde, 1826'ya kadar, yeniçerilerin yüzde 10-15'i sava?a gidiyor ama bunlar hâlâ Osmanl? ordusunun merkezini, bel kemi?ini olu?turuyor ve hiç de öyle zannedildi?i, ileri sürüldü?ü gibi bir "bozgunlar silsilesi" ya?am?yorlar. Bu yüzde 10-15'lik kesim Bat?'n?n yeni silahlar?yla kar?? kar??ya ve bunlar varl?klar?n?, mesleklerinin devam?n? da hâlâ bunda buluyorlar. Mesela 1788'deki ?ebe? sava?? aç?kça gösteriyor ki yeniçeriler yeni sava? teknolojisine uyum sa?lam??lar. ?u gözden kaç?r?l?yor: "Osmanl? bozgunlar?" deniyor, ama 1788'le ba?layan sava? serisinde, ?ebe? s?ras?nda Osmanl? ordusu kendisinin iki misli Avusturya ve Rus ordular?yla sava??yor. ?ki ayr? cephede. Avusturya ordusunu, ordulardan birini, yeniyorlar. Hatta Kayzer'i az daha yakalay?p esir edecekler. Bu y?llar yeni top teknolojisinin ç?kt??? dönem. Kalibresi geli?mi? toplarla seri at?? ba?lam?? ve yeniçeriler döneminde Osmanl?'n?n bunlara uyum sa?lad???n? görüyoruz. 15-20 bin ki?ilik bir askeri gücü ?stanbul'dan al?p Transilvanya'ya götürmek, talimsiz mümkün de?il zaten. Dolay?s?yla yeniçerilerin bu "e?kinci" denilen "seferi gücü" yok edilene kadar, askeri gelene?in çekirde?ini olu?turuyor ve bunlar Bat?'daki de?i?imlerden ilk mutazarr?r olanlar. ?çinde bulunduklar? durumda, eskisi gibi devam edemeyeceklerine dair i?aretleri almamalar? mümkün de?il! Bu nedenle diyorum ki ben, bunlar?n, kendilerini e?itmeye gelen Frans?z subaylar?yla falan hiç kötü ili?kileri yok.
BBC- O zaman sorun nedir? Yeniçeriler ve Bekta?iler aç?s?ndan....
RÇ- Sorun ?u: Saray var, ulema var ve esnaf loncalar? ile yeniçeri var. Sorun, yakla?makta olan de?i?im sürecinde bu üç iktidar oda??n?n ili?kilerinin nas?l yeniden yap?lanaca??, kimin borazan?n? daha çok öttürebilece?i...
BBC- Yeniçerileri 1809'da soka?a döken ne? Borazan di?erlerinin eline geçti diye mi korkuyorlard??
RÇ- Tabii.

 

Videolu Soru zmleri

?km?? Sorular

Facebook Sayfam?z

Mesleki ve Teknik E?itim

Mesleki ve Teknik E?itim
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugn1190
mod_vvisit_counterDn1226
mod_vvisit_counterBu Hafta2590
mod_vvisit_counterBu Ay15509
mod_vvisit_counterToplam7493091

Kimler evrimii

Şu anda 22 ziyaretçi çevrimiçi

[+]
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • blue color
  • green color
Ödev