TalebeDunyasi.Com | Öğrenci Ödev Portalı

Anasayfa Site Haritası Eğitim Haberleri Ara
 
Türk-İslam Tarihi
Türk İslam Dünyası

TÜRK DÜNYASI I ( 10 - 13.YY )
( İLK TÜRK-İSLAM DEVLETLERİ )

A. Türklerin İslamiyet'i Kabulü ve İslam Devletindeki Hizmetleri
• Talas Savaşı ( 751 ) ( Araplar - Çinliler ) : Doğudan batıya ilerleyen Çinliler ile , Ön-Asya' dan doğuya ilerleyen Araplar, Talas ırmağı kıyılarında savaştılar. Bu savaşta, Orta Asya'nın Çin egemenliğine girmesini istemeyen, Karluk ve Yağma Türkleri, Arapların yanına geçmişler ve savaşı Arapların kazanmasını sağlamışlardır.
Önemi :
• Orta Asya'nın Çin egemenliğine girmesi engellenmiştir. ( Siyasi )
• Türkler, bu savaştan sonra guruplar halinde İslamiyet'i kabul etmeye başlamışlardır. ( Karluklar ) ( Dini )
• Esir alınan Çinlilerden kağıt yapım tekniği öğrenilmiştir. ( Kültürel )
Türklerin İslamiyet'i Kabul Etme Nedenleri :
• İslamiyetteki tek tanrı ( Allah ) inancı ile Gök Tanrı inancı arasında pek fark bulmamaları
• Türk toplumunda bulunan Ozan ve Kam'lar ile İslam Evliyaları ve Dervişlerinin birbirine benzerlik göstermesi
• Cihad fikriyle, fetih fikrinin birbiriyle bağdaşması
• İslamiyet'in öngördüğü doğruluk, dürüstlük,temizlik,konukseverlik gibi ahlak kurallarının, Türk ahlak anlayışına uygun olması

Devamını oku...
 
Fâtımîler

[b] FATIMİLER (909-1171)[/b]

  • [b] FATÎMÎ DEVLETİ’NİN KURULUŞU, SİYASÎ GELİŞİMİ VE YIKILIŞI[/b] [/list]

     

    İslâm dünyasında ilk ayrılıkçı hareketler, Hz. Osman zamanında başlamış ve Hz. Ali zamanında halifelik iddiasında bulunan Muaviye ile yapılan "Sıffîn Savaşı" sonunda, ilk bölünme meydana gelmişti. Müslümanlar Sünnî, Şiî ve Haricî adıyla üçe ayrılmışlardı. Bunlardan, Şiîliğin bir kolu olan İsmailîler, Abbasîler döneminde güçlendiler. Çeşitli İslâm ülkelerinde yoğun bir propaganda başlatan İsmailîler, bu alanda, en çok Kuzey Afrika'da başarı sağladılar. [/i]

    İsmailî mezhebinin o zamanki lideri olan Ubeydullah, Kuzey Afrika'ya gelerek, Tunus'ta Fatımîler Devletini kurdu (910) [/i]

     

    [i] 909 yılında Tunus’taki Aglebiler Devleti’ni yıkarak Fatımi Devleti’ni kurdular.[/i]

    Kendilerini Hz. Ali soyuna bağlayan Fatımiler, devletlerine de Hz, Ali'nin kansı ve aynı zamanda Hz. Muhammed'in kızı olan Fâtıma'dan dolayı bu ismi vermişlerdir. Ancak onların Hz, Ali soyundan gelmediklerini ispat edecek pek çok delil bulunmaktadır.

  • Devamını oku...
     
    İslamiyetten Sonraki Türk Devletleri

    TÜRK-İSLAM TARİHİ
    TALAS Savaşı
    • ÇİN DEVLETİ İLE ARAP DEVLETİ (ABBASİ) KARŞI KARŞIYA GELMİŞTİR
    • TÜRKLER ABBASİYİ DESTEKLEMİŞTİR.
    • SONUÇLARI:
    - Abbasi kazanmıştır.
    - Türkler ile Araplar yakınlaşmış ve Türkler arasında İslamiyet yayılmaya başlamıştır.
    - Türkler Abbasi devletinde yönetim ve askeri alanda önemli görevlere getirilmişlerdir.
    - Müslümanlar Kağıt ve Matbaayı öğrenmiştir.
    • Müslümanların öğrendiği buluşlar daha sonra Haçlı Seferleri ile Avrupa’ya ulaşacaktır.
    • Çin’in Batıya ilerleyişi durdu, Çin kabuğuna çekildi.
    Soru: Türklerin İslamiyet’i kabul etmesini kolaylaştıran sebepler nelerdir?
    - Göktanrı inancı ile İslamiyet’in benzer yanlarının olması. (Tek tanrı, ahiret inancı, kurban kesme, cennet cehennem)

    Devamını oku...
     
    Karakoyunlular

    KARAKOYUNLULAR (1365-1469)

    Karakoyunlu Türkmenleri tarafından Doğu Anadolu'da kurulan bir devlettir.

    Karakoyunlular, başlangıçta merkezi Bağdat olan ve aynı zamanda Doğu Anadolu'ya da hâkim olan Celâyirlilerin hizmetine girdiler. Ancak bir süre sonra Bayram Hoca liderliğindeki Karakoyunlu Türkmenleri Erzurum, Erciş, Musul dolaylarını ele geçirerek siyasî bir birlik meydana getirdiler(1365).

    Karakoyunluların başında bulunan Bayram Hoca, kuzeyde Erzurum'a ve güneyde Musul'a kadar uzanan toprakları kısa zamanda egemenliği altına aldı.

    Devamını oku...
     
    Timur Devleti

    TİMUR DEVLETİ

     

     TİMUR’UN ORTAYA ÇIKIŞI VE DEVLETİN’NİN KURULUŞU

    Moğol imparatorluğu topraklanılın büyük bölümünde Türk nüfus oldukça fazlaydı. Moğol devletlerinden Çağatay Hanlığı'nda da, nüfusun büyük kısmını Türkler oluşturuyordu. Daha önce de değinildiği gibi Moğollar İslâmiyet’i kabul edip kısa sürede Türkleşmişlerdi. Bu durumun en belirgin örneği de Çağatay Hanlığı'nın Timurlular eline geçmesi ve devletin Moğol karakterini tamamıyla kaybetmesi idi.

    Timur Devleti'ni kuran Timur, 1336 yılında Türkistan'ın Keş (Yeşil şehir) şehri yakınlarında doğdu. Barlas boyuna mensuptu. Babası Turgay, boyun başkanı idi. Çağatay Hanlığı bu sıralarda karışıklıklar içerisindeydi. Çağatay soyundan gelen emirler yönetimde etkiliydiler, istediklerini han seçtiriyorlar, kendi bölgelerinde bağımsız hareket ediyorlardı.

    Devamını oku...
     
    Babür İmparatorluğu

    Babür İmparatorluğu



    Timur'un torunlarından Zahireddin Muhammed Babür'ün kurduğu Hint-Türk İmparatorluğu bunların en uzun ömürlüsü, en güçlüsü olmuştur.Zahireddin Mahmud Babür, 14 Şubat 1483'te Fergana'da doğdu. Babası, Timur'un torunu ve Fergana hükümdarı Ömer Şeyh Mırza idi. Ömer Şeyh Mırza 1494'te ölünce yerine en büyük oğlu Babür geçti.

    Semerkant'ta Büyük Hakanlık tahtında oturan amcasını metbu tanıyordu. Fakat Babür henüz çok gençti ve taht kavgaları da başlamış bulunuyordu. Bu yüzden hayatını güçlükle kurtararak kendine bağlı beğlerle 1504'te Kabil'e gitti. Devletinin başkentini de buraya taşıdı.

    1507 yılında, padişah ünvanını alan Babür kendisini Timur'un en büyük varisi ilan etti. Ele geçirdiği yeni toprakları sadık beyleri arasında baylaştırdı. İdare ve orduyu düzene soktu. 1519'da Sind Irmağı'nı geçerek Pencab yöresinde hakimiyet kurdu. 1522'de Sind ve Belücistan arasındaki bölgeye de hakim oldu. 1524'de Delhi Sultanı İbrahim Ludî'nin kuvvetlerini yendikten sonra Lahor'a girdi.

    İmrahim Ludî'nin 100 bin asker ve 1000 filden oluşan büyük bir ordusu vardı. Bu ordu ile Babür'ü yok etmek azmiyle üzerine yürüdü. Babür'ün asıl kuvveti ise 13,500 kişilik şeçkin Türkistan atlılarından ibaretti. Ama ateşli silahlara da sahipti. Osmanlı Türlerinden Mustafa Rumi adlı subayın idare ettiği bir topçu birliği vardı. Babür'e savaşı kazandıran bu topçu birliği ve atlı askerleri oldu.

    Devamını oku...
     
    Özbek Hanlığı

    Özbek Hanlığı

    Özbek Hanlığı (1428-1599)

    Altın Ordu Devleti'ne 1312-1340 yılları arasında hükümdar olan Özbek Han'dan dolayı, bu günkü Özbekistan'da yaşayan Türklere "Özbekler" adı verilmiştir. Bölgede İslamlığı yayan ve kuvvetlendiren Özbek Han olmuştur. Timur'un ölümünden (1405) sonra imparatorluk parçalanmaya başlamıştı. Özbekler, Aral Denizi'nin ve Seyhun Irmağı'nın kuzeyinde dağınık halde idiler. Özbekler 1428'de Sibir şehrinde (bu günkü Tobolsk'un Hemen batısındaki Tura'da ) Ebül Hayr'ı Han ilan ettiler. Ebül Hayr, Batu'nun kardeşi Şiban (Şeyban) soyundan geliyordu. Onun için Özbeklere "Şibanîler, Şeybaniler veya Şibanoğulları" da denir.

    Devamını oku...
     
    Hîve Hanlığı

    Hîve Hanlığı

    Hîve Hanlığı (1512-1920)

    Hive Hanlığı, 1512 yılında, Şîbanî ailesinden İl-Bars tarafından kuruldu. Daha önce bu bölgede Harezm 1510'da Özbeklerden Safevîlere geçti. Safevîler merkezlere Şiî valiler yerleştirmişlerdi. Halk bunlara isyan etti ve ayaklanmayı idare eden İl-Bars, Ürgenç şehri merkez olmak üzere bir hanlık kurdu.

    İl-Bars, 1525'te vefat etti. Onun soyundan gelen hanlar ülkeyi, Kalmuklara ve Özbeklere karşı korudular. 1619 yılında kuraklığın sebep olduğu ekonomik sıkıntı yüzünden Ürgenç merkez olmaktan çıktı ve Hive şehri başkent oldu.

    Çağatay Edebiyatının en güzel örneklerinin verildiği merkezlerden bir Hîve'dir 1643-1663 yılları arasında hüküm süren Hîve hükümdarı Ebül Gazi Bahadır Han, aynı zamanda büyük bir tarihçidir. "Şecere-i Türk"ve "Şecere-i Terakime" adlı eserleri meşhurdur. Bunlar, Türk ve Türkmen tarihi ile ilgili eserlerdir ve Türkolojinin ana kaynakları arasında yer alırlar.

    Devamını oku...
     
    Buhara Hanlığı

    Buhara Hanlığı

    Buhara Hanlığı (1599-1785)

    Ruslar 1554'de Astrahan Hanlığı'nı topraklarına kattıkları zaman, hanedan mensubu Yar Muhammed Han, kaçıp Buhara'ya gelmişti. Yar Muhammed'in oğlu Can, Buhara hâkimi olan Şîbanoğullarından İskender'in kızı ile evlendi. Bu evlilikten doğan Bakî Muhammed, Özbek Hanlığı Safevîlere yenilip ortadan kalkınca, 1599'da, kendini Buhara Hanı ilân etti. Böylece kurulan Buhara Hanlığı 185 yıl kadar bağımsız bir devlet olarak varlığını korudu.

    Devamını oku...
     
    Hokand Hanlığı

    Hokand Hanlığı


    Hokand Hanlığı (1710-1876)

    Şibanoğulları'ndan olan Şahruh, 1710 yılında, Fergana'da bir hanlık kurdu. Bu hanlığın merkezi Hokand idi. Fergana, Özbekler zamanında Maveraünnehir'e bağlı kalmıştı. Daha sonra peygamber soyundan geldiklerini iddia eden ve Hoca denen Seyyîdler tarafından idare edilmişti.

    Şibanoğulları'ndan Şahruh'un kurduğu hanlık 1758'de kısa bir süre Çin hâkimiyetini tanımak zorunda kaldı 19. yüzyılın ilk yarısında Alim, Muhammed ve Mehmed Ali Han'lar zamanında hanlığın sınırları. Taşkent ve Yesi şehirlerini içine alıyor Balkaş Gölü'ne kadar uzanıyordu.

    Hokand Hanlığı, tıpkı Buhara Hanlığı gibi 1868'de Rus himayesini kabul etmek zorunda bırakıldı. 1876'dan itibaren de tamamen Rus hâkimiyetine alınarak ortadan kaldırıldı.

     
    Müslüman Türk Devletlerinde Dîvân

    Müslüman Türk Devletlerinde Dîvân


    Büyük Selçuklu Devletinde merkezde veya hükümdârların bulundukları yerlerde umûmî devlet işlerini yürüten ve Dîvân-ı Sultân adı verilen büyük bir dîvân vardı. Bundan başka, merkezde devletin mâlî, askerî, adlî, muharrerât gibi işlerini yürüten ikinci derecede dîvânlar vardı. Eyâletlerde de dîvânlar kurulmuştu. Vezir büyük dîvânın reisi ve mesul âmiriydi. Buna Sâhib-i Dîvân-ı devlet denilirdi. İlk zamanlarda bu dîvâna hükümdâr başkanlık etmişse de, genelde idâreyi vezîr yürütürdü. Büyük Selçuklu Devletinde hükümdârın re’sen, yâni başlı başına verdiği emirler de, dîvânda görüşülüp, istişâre ve müzâkere edildikten sonra karara bağlanırdı. Kesin olarak bilinmemekle berâber, kaynaklardan anlaşıldığına göre; vezir, mâliye vekîli olan sâhib-i zimam vel-istifâ veya müstevfî, sâhib-i tuğra veya tuğrâî denilen nişancı veya münşî ve devletin umûmî müfettişi müşrif ve millî müdâfaa vekîli olan emîr-i ârız-ül-ceyş, dîvânın belli başlı üyeleriydiler.
    Selçuklularda ilk dîvân, 1036 senesinde Tuğrul Beyin başkanlığında toplanmaya başladı. Dîvân haftada iki defâ toplanırdı. Kutalmışoğlu Süleymân Şâh, Anadolu’ya gönderildiği zaman, Büyük Selçuklu dîvânından onun maiyetine vezir ve devlet ricâli verilmişti.

    Devamını oku...
     
    İl-Denizliler

    Aslen Kıpçak Türkleri'nden olup, Irak Selçuklu sultanı Mesud zamanında
    bu devlette vazife alarak, kudreti sayesinde idare kademelerinde derece
    derece yükselen Şemsüddin İl Deniz, Azerbaycan umumî vâlisi iken, Gürcü ve
    Abhaza saldırılarına karşı koruduğu, hattâ Erivan ve Şirvân havalisini de
    Selçuklular'a bağladığı bu bölgeyi, 1146'dan itibaren müstakilen idareye
    başlamış ve bir sülâle kurmuştur. Sultan Tuğrul II'nin dul kalan zevcesi
    ile evlenerek Selçuklu âilesine girmiş olan İl Deniz'in merkezi Tebriz
    şehri idi.

    Devamını oku...
     
    << Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >>

    Sayfa 1 - 5

    Facebook Sayfamız

    Mesleki ve Teknik Eğitim

    Mesleki ve Teknik Eğitim
    mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
    mod_vvisit_counterBugün2599
    mod_vvisit_counterDün3644
    mod_vvisit_counterBu Hafta15260
    mod_vvisit_counterBu Ay52299
    mod_vvisit_counterToplam6108411

    Kimler Çevrimiçi

    Şu anda 45 ziyaretçi çevrimiçi

    [+]
    • Increase font size
    • Decrease font size
    • Default font size
    • default color
    • blue color
    • green color
    Ödev