TalebeDunyasi.Com | Öğrenci Ödev Portalı

Anasayfa Eğitim Haberleri Ara Site Haritası
 
Anasayfa arrow Atatürk İlkeleri
Atatürk İlkeleri
Atatürk ilkeleri
 
Temel ilkeler
Bütünleyici ilkeler
 
1-Milliyetçilik
2-Laiklik
3-Cumhuriyetçilik
4-Halkçılık
5-İnkılapçılık
6-Devletçilik
 
1-Ulusal egemenlik
2-Ulusal birlik ve beraberlik, ülke bütünlüğü
3-Yurtta sulh cihanda sulh
4-Özgürlük ve bağımsızlık
5-Akılcılık ve bilimsellik
6-Çağdaşlık ve batılılaşma
7-İnsan ve insanlık sevgisi
 
 
1-Milliyetçilik
 
Atatürk’ün Türk milliyetçiliğine dayanan milliyetçilik anlayışı, Türk topluluğunu, dili, kültürü ve Türklük ülküsü etrafında birleştirip, siyasi ve sosyal bir bütün haline getirmektir.
Atatürk’ün milliyetçilik ilkesi birleştirici ve bütünleştiricidir.
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde Türk dili konuşan, Türk kültürü ile yetişen ve Türk fikrini benimseyen her bireyi Türk olarak kabul etmektedir.
Milli kimliği teşkil eden temel unsur mensubiyet şuurudur. Yani bir insan, kökeni ne olursa olsun, kendini hangi millete mensup addediyorsa o milletin kimliğini taşıyor demektir. İşte büyük Atatürk bu sebepten “Ne mutlu Türk olana değil,ne mutlu Türküm diyene” demiştir.
Atatürk’ün milliyetçilik ilkesi kendi öz kültürüne, geleneklerine ve milli ülküsüne bağlı kalarak, gücünü varlığını herşeyin üstünde tutarak, mutlu, güvenli ve haysiyetli bir şekilde yaşabileceğine yahut da yaşaması lazım geleceğine inanan, sosyal, siyasi ve kültürel bütünleşmeyi hedef alan bir sistemdir. Ona göre Türkiye toprakları üzerinde yaşayan, vatan olarak kabul eden ve Türk milletini kendi milleti, bayrağını kendi bayrağı, idealini kendi ülküsü olarak kabul eden herkes Türk ve milletimizin ayrılmaz bir parçasıdır.
Çağdaş olmayı kabul eden bu ilke, ulusu din ve mezhep farklılıkları ile bölmek isteyen her türlü davranışın karşısındadır.
Milliyetçilik ilkesinde, milli eğitim, misak-ı milli, dil, tarih, kültür, amaç birliği, milli kültür, türklük şuuru ve manevi değerler vardır.
Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı vatanın bütünlüğünü ve ulusun bağımsızlığını herşeyin üstünde tutar.
İnsana ve insanlığa değer verir. Barışçıdır, insancıldır ve ırkçılığı reddeder.
 
2-laiklik
 
Laiklik, devlet düzeninin, hukuk kurallarının dine değil, insan aklının ürünü olan bilime dayandırılmasıdır.
Laikliğin bütün dünya ülkelerinde anlaşılan manası, din ile ilgili olmayan, dünya ve devlet işlerini dini görüşlerinden ayırıp, bağımsız hale getirmektir.
Laikliğin unsurlarını kısaca şöyle sıralayabiliriz:
a-Laik devlette din mevcut olmaz.
b-Laik devlette kişiler din, vicdan, inanç ve ibadet hürriyetine sahiptirler.
c-Laik devlette devletin siyasi yapısını, hükümet ve idarenin işleyişini, toplumun yaşayışını düzenleyen kanun ve kurallar dini prensiplerle değil, akıl, ihtiyaç ve hayatın gerçekleri tarafından düzenlenir. Din ile devlet işleri ayrılır ve din, devlet işlerinin idaresine karıştırılmaz.
Laiklik anlayışında din, devlet işlerine ve politikaya karıştırılmaz. Hoşgörü, inanç ve vicdan hürriyeti esastır.
 
3-Cumhuriyetçilik
 
Cumhuriyet, halkın doğrudan doğruya ya da seçtiği temsilciler aracılığıyla egemenliği elinde tuttuğu yönetim şeklidir. Hakimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğu yani millet iradesinin devlet idaresinde hakim olduğu bir idare şeklidir.
Devletimizin temel yapısını ve biçimini belirleyici ilkedir.
Cumhuriyetçilik ilkesi temel ilkelerin başında gelir. Atatürk’ün ödün vermediği iki temel ilkeden birisidir. (Cumhuriyetçilik-laiklik)
Cumhuriyette son söz ulusça seçilmiş meclisindir.
Ulusun yönetimi, belirli sınıfların, ailelerin ve toplumsal grupların eline bırakılamaz.
Cumhuriyet, demokrasi içinde işleyen en ideal rejimdir.
Cumhuriyetin korunması gelecek kuşaklara emanet edilmiştir.
 
4-Halkçılık
 
Halkçılık ilkesi, cumhuriyetçilik ve milliyetçilik (ulusçuluk) ilkelerinin doğal ve zorunlu bir sonucudur.
Halk, belirli bir zamanda bir ülkede oturan ve o ülkeyi vatan bilen kaderini o ülkeye bağlamış insan topluluğudur.
Bu ilkeye göre, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa ayrıcalık tanınamaz. Ulusun bütün bireyleri kanun önünde eşittir. İmtiyazlı sınıf olmayıp, bütün fertlerin eşit hak ve yetkileri ile halkı oluşturduğu fikri benimsenmiştir. Halkçılığın bu yönü, halkçılığın en önemli unsuru olan demokrasinin gereği ve tabii bir sonucundan başka bir şey değildir. Ulus egemenliğini esas alır ve demokrasiyi öngörür.
Bu ilkeye göre Türk toplumunda sınıflaşma yoktur. Meslek ve çalışma grupları vardır.
 
5-İnkılapçılık
 
İnkılap herşeyden önce bozuk bir yapıyı ortadan kaldırmaya yönelik, milletin katılmasıyla meydana gelen bir harekettir.
Atatürk 1935 yılında yaptığı bir konuşmada, genel anlamda Türk inkılabını şu sözlerle ifade etmiştir: “Uçurumun kenarında bir ülke... Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar... Yıllarca süren savaş... Ondan sonra, içeride ve dışarıda saygıyla tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için gerekli inkılaplar... İşte Türk Umumi İnkılabının kısa bir ifadesi”. Bundan başka “yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların gayesi Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen asri ve bütün mana eşkaliyle medeni bir topluluk haline getirmektir, inkılaplarımızın esas gayesi budur” diyerek Türk inkılabının temelinde yatan espriyi açıklamıştır.
İnkılapçılık, Türk inkılabının millet ve milliyetçiliğe dönüş, çağdaş düşünce ve medeniyete yöneliş biçiminde yorumladığımız niteliğinin katı ve değişmez kalıplar arasında kalmasını engellemekte, ilmin ve medeniyetin yeniliklerine, ilerlemelerine imkan sağlamaktadır.
Amaç her yönüyle çağdaş bir toplum haline gelmektir. Atatürk ilkelerine canlılık ve süreklilik kazandırır. Atatürk’ün çizdiği yolda durmadan ilerlemeyi sağlar. Bu ilke, Atatürk inkılaplarını, Osmanlı Devleti yenileşme çabalarından ayıran farkı gösterir.
 
6-Devletçilik
 
Devleti ekonomik, sosyal ve kültürel alanda geniş ve yaygın hizmetlerle mükellef tutmak Türk Devletçilik anlayışının bir sonucu olmuştur.
Bu uygulama ile Atatürk Cumhuriyet yönetimini güçlendirip, milleti kısa sürede kalkındıracak çağdaş medeniyet seviyesine çıkarmak için izlenecek yolu çizmektedir.
Devletin ekonomi ile ilgisi fiili surette yapıcılık olduğu kadar, özel teşebbüslere de yön vermek ve yapılmakta olan işleri düzenlemek ve kontrol etmektir.
Devletçilik, devletin ekonomide, sanayide, işletmecilikte, millet ve toplum yararına göre üstlenilmesi milli ekonominin ana kaynaklarını, bağımsızlığın gerektirdiği ana kesimleri yaratacak, kuracak, bunları işletecek yarattığı değerleri yine millet yararına işlerde değerlendirerek kullanmasıdır.
Devletçilik ilkesi özel teşebbüsü reddetmez. Bütün üretim araçlarının devlet elinde toplanmasını öngörmediği gibi mülkiyet hakkına da saygılıdır. Atatürkçü ekonomik görüş ve devletçilik ilkesinin bir yönü de refahın sağlanması açısından toplumun çeşitli kesimleri arasında imtiyazlı kişi, zümre ya da sınıfların oluşmasının önlenmesi ve kalkınmanın sonuçlarının bütün kesimlere eşit olarak yansıtılmasıdır.
Türk Devletçiliği, fertlerin özel teşebbüslerini ve şahsi faaliyetlerini esas tutmak, fakat büyük bir milletin ve geniş bir memleketin bütün ihtiyaçlarını ve çok şeylerin yapılmadığı göz önünde tutarak memleket ekonomisini devletin eline alarak öncülük yapmak ve Türk milletini muasır medeniyetler seviyesine yükseltmektir.
Toplum yararı gözetilerek devleti, düzenleyici, planlayıcı, işletmeci kabul etmek gerekir.
Amaç, Türk toplumunun, çağdaş uygarlık ve refah düzeyine yükseltilmesidir.
İnkılaplar
 
 
³ Saltanatın kaldırılması
1 Kasım 1922
³ Hilafetin kaldırılması
3 Mart 1924
³ Tevhidi tedrisat kanunun kabulü
(Laik ve çağdaş toplum yaşantısına ilk adım)
3 Mart 1924
³ Osmanlı ailesi üyelerinin yurtdışına çıkarılması
3 Mart 1924
³ Şeyhül islam ve şeriyye evkaf nazırlığının kaldırılması
3 Mart 1924
³ Tekke ve zaviyelerin kapatılması
30 Kasım 1925
³ Kılık kıyafetin düzenlenmesi
25 Kasım 1925
 
Diğer İnkılaplar
 
a-Eğitim alanında
 
³ Tevhidi tedrisat (Öğrenimin birleştirilmesi)
3 Mart 1924
³ Türkiyede ilköğrenimi yapacak Türk çocuklarının Türk okullarına gidebilecekleri kararı
13 Mart 1931
³ Türk Tarih Kurumunun kurulması
15 Nisan 1931
³ Harf inkılabı
8 Mart 1928
³ Türk Dil Kurumunun kurulması
12 Temmuz 1932
 
 
b-Soyadı kanunu
21 Haziran 1934
³ Atatürk’e soyadının verilişi
24 Kasım 1934
 
 
c-Hukuk alanında
 
 
³ Medeni kanunun kabulü
³ (İsviçre Medeni kanunundan)
17 Şubat 1926
³ Türk kadınına belediye seçilme hakkı verilmesi
1930
³ Türk kadınına milletvekili seçme seçilme hakkının verilmesi
1934
³ Borçlar kanunun kabulü (İsviçre Borçlar kanunundan)
22 Nisan 1928
³ Türk Ceza kanunun kabulü (İtalyan ceza kanunundan)
1926
³ Ticaret kanunun kabulü
1926
³ Hukuk muhakemeleri usul kanunu
5 Ekim 1926
³ CMUK un kabulü
20 Ağustos 1926
 
d-Sosyal hayatın düzenlenmesi
 
³ Miladi takvimin kabulü
26 Aralık 1925
³ Milletler arası saat uygulaması
 
³ Milletler arası rakamların yürürlüğe girişi
20 Mayıs 1928
³ Ölçü birimlerinin değiştirilmesi
1 Nisan 1931
³ Hafta tatilinin Cuma gününden Pazar gününe alınması
1935
 
 
Sonraki >





Facebook Sayfamız

Mesleki ve Teknik Eğitim

Mesleki ve Teknik Eğitim

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün248
mod_vvisit_counterDün3041
mod_vvisit_counterBu Hafta3289
mod_vvisit_counterBu Ay56112
mod_vvisit_counterToplam1704812

Kimler Çevrimiçi

Şuanda 6 konuk çevrimiçi

[+]
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • blue color
  • green color
Ödev