TalebeDunyasi.Com | Öğrenci Ödev Portalı

Anasayfa Site Haritası Eğitim Haberleri Ara
 
Belirli Gün ve Haftalar
Yeşilay Haftası

1-7 Mart arası Yeşilay Haftasıdır.Yeşilay haftasında içki,sigara ve uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklarla mücadele edilir.Bü tür alışkanlıkların hem bireylere hemde topluma çok büyük zararları vardır.1. dünya savaşından sonra Türk Milleti'nin direncini kırmak, azmini ve milli inancını yok etmek amacıyla batılıların ülkemizde alkol ve uyuşturucunun yayılması yönünde çalışmaları üzerine, dönemin aydınları 5 Mart 1920 tarihinde Türkiye Yeşilay Cemiyetini kurdular.Cemiyet zararlı alışkanlıklara karşı faaliyetler düzenleyip,toplumu ve gençliği bilinçlendirip üklemizin karanlığa sürüklenmesini engellemeye çalışmaktadır.

1-7 Mart arası Yeşilay Haftasıdır.Yeşilay haftasında içki,sigara ve uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklarla mücadele edilir.Bü tür alışkanlıkların hem bireylere hemde topluma çok büyük zararları vardır.1. dünya savaşından sonra Türk Milleti'nin direncini kırmak, azmini ve milli inancını yok etmek amacıyla batılıların ülkemizde alkol ve uyuşturucunun yayılması yönünde çalışmaları üzerine, dönemin aydınları 5 Mart 1920 tarihinde Türkiye Yeşilay Cemiyetini kurdular.Cemiyet zararlı alışkanlıklara karşı faaliyetler düzenleyip,toplumu ve gençliği bilinçlendirip üklemizin karanlığa sürüklenmesini engellemeye çalışmaktadır.
Yeşilay Cemiyetinin Faaliyetlerinden Bazıları:

-Alkollü içkilerin,uyuşturucuların ve sigaranın insan ve toplum sağlığına,maddi ve manevi yönlerden verdiği sayısız zararlar anlatılmaya çalışılır.
-Eğitim yılı içinde, bilhassa Yeşilay Haftası’nda, il ve ilçelerde Yeşilay konularını dile getiren radyo ve televizyon konuşmaları yapılır.
-Okullarda sahne oyunları ile film ve konferanslarla gençler uyarılmaya çalışılır.
-Çocuklarımıza kompozisyon, şiir, hikaye, karikatür ödevleri verilir.Başarı gösterenlere ödüller dağıtılır.
-Okullarımızda Yeşilay köşeleri, duvar gazeteleri, video çalışmaları yapılır.

Devamını oku...
 
Dünya Tiyatrolar Günü (27 Mart)

Bir olayın çeşitli şekillerde canlandırılmasına "tiyatro" adı verilir. Tiyatro, yazarların dram, komedi, trajedi türünde yazdıkları eserlerin sahnede oynanması sanatıdır. Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Konusu bakımından hareketlere, konuşmaya, bazen de müziğe yer verilir. Bu nedenle tiyatro güzel sanatların en ilgi çekici kollarından biridir. Tiyatroda oynayanla izleyen arasında yakın, sıcak bir iletişim vardır. Tiyatroda rol alan kişilere "tiyatro oyuncusu" ya da "tiyatro sanatçısı" denir. Tiyatronun yazılı bir metni vardır ve oyuncular bu metne göre tiyatroyu oynarlar. Metne bağlı kalmadan oyuncuların doğal olarak kendiliğinden oynadıkları bölümlere ise "doğaçlama" adı verilir. İlk çağlarda oyunun yazılı metni yoktu. Yeteneklerine güvenen oyuncular ortaya çıkıp bir çeşit tuluat yaparlardı. Tuluat; oyuncuların o anda düzenle­dikleri hareketleri, tasarladıkları sözleri söylemeleridir. Tuluat, sahnesiz ve metinsiz bir tiyatro oyunudur. Yazılı tiyatro yapıtları çok sonra ortaya çıktı. Bir süre tiyatro sözsüz oynandı. Oyuncular olayları, el, kol, gövde, bacak ya da yüz hareketleriyle anlatırlardı. Bu sözsüz tiyatroya "pandomima" adı verilir.

Devamını oku...
 
Nevruz Bayramı

AVRASYA’NIN ORTAK BAYRAMI NEVRUZ

Tabiat ile iç içe, kucak kucağa yaşayan, toprağı "ana" olarak vasıflandıran Türk'ün düşünce sisteminde "baharın gelişi" elbette önemli bir yere sahip olacaktı.

Nevruz, Türk dünyasının kuzeyinden güneyine, batısından doğusuna kadar uzanan engin coğrafyada yaşayan toplulukların pek çoğu tarafından yaygın olarak kutlanan bahar bayramıdır. Bütün bayramların dinî ve millî bir inanıştan, o toplumu ilgilendiren ortak bir hatıradan, geleneklerden, duygulardan ve tabiatın insanlara tesir eden bir olayından doğduğuna inanılır.

Tabiat ile iç içe, kucak kucağa yaşayan, toprağı "ana" olarak vasıflandıran Türk'ün düşünce sisteminde "baharın gelişi" elbette önemli bir yere sahip olacaktı. Çünkü insan vücudu, baharda uyarıldığı kadar kışta uyarılmaz. İç karartıcı, yeknesak günlerin ardından doğan hareketli, pırıl pırıl güneşli, kuş ve hayvan sesleriyle kurulmuş ilâhî orkestranın musikisi insan hayatını canlandırır. Ayrıca ortaya çıkan rengârenk tablo kıştan bahara geçişi ne de güzel tasvir eder: "Bir yanda her tarafı kaplayan soluk, mat ve daha çok beyazın hakim olduğu renkler, diğer yanda yeşilin değişik tonları arasında baş veren bin bir renk cümbüşü... Birisi hareketsiz, şekilsiz; diğeri kıpır kıpır, şekil şekil, çiçek çiçek... Kış, sağır ve dilsiz; ilkyaz duygulu, coşkulu, kulaklara fısıldadığı nağmelerle cazibeli... Birinde tabiat hayat dolu, diğerinde donmuş, yeniden doğmak üzere uyuşmuş kalmış...

Devamını oku...
 
ORMAN HAFTASI

Orman; hayvanların barındığı, çeşitli bitkilerin bulunduğu sık ağaç topluluklarıdır. Ormanda büyük ağaçlar, ağaççıklar, mantarlar, otlar, yüzlerce, binlerce bitki bir arada bulunur. Çam, sedir, köknar, ladin, ardıç, meşe, dişbudak, kayın, gürgen belli başlı orman ağaçlarıdır.

Ağaçlar ya kendiliğinden yetişir, ya da insanların ormana diktiği fidanlardan oluşur. Ormanın küçüğüne, ağaçların seyrek olduğu yerlere koru denir.

Eskiden yeryüzünün büyük bir bölümü ormanlarla kaplıydı. insanların bilgisizlikleri nedeniyle yok edilen ormanların yerini bozkırlar, çoraklaşan topraklar, çöller aldı.

Devamını oku...
 
İSTİKLAL MARŞI

İstiklâl Marşı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Milli marşıdır. Marşın sözlerini Mehmet Akif ERSOY yazmış, bestesini Zeki ÜNGÖR yapmıştır.

Türk Kurtuluş Savaşı'nın en çetin döneminde, bir millî marşa duyulan gereksinmeyi göz önüne alan Milli Eğitim Bakanlığı, 1921yılında bunun için bir şiir yarışması düzenledi. Yarışmaya 724 şiir gönderildi. Kazanacak şiire para ödülü konduğu için başlangıçta Mehmet Akif katılmak istemedi. Ama millî eğitim bakanı Hamdullah Suphi'nin (TANRIÖVER) ısrarı üzerine, ödülsüz olmak şartıyla o da şiirini gönderdi.

Yapılan seçim sonunda, Mehmet Akif'in 20 Şubat 1921'de yazdığı "Kahraman Ordumuza" sungusunu taşıyan şiiri 12 Mart 1921 günü büyük çoğunlukla TBMM'nce İstiklâl Marşı kabul edildi. Aynı yıl bir de beste yarışması açıldı, ama kesin bir sonuç alınamadı. Bunun üzerine Millî Eğitim Bakanlığı'nca Ali Rıfat ÇAĞATAY’ın (1867–1935) bestesi uygun görülerek okullara duyuruldu. 1924'ten 1930'a kadar marş bu beste ile çalındı. O yıl bunun yerini, Cumhurbaşkanlığı Orkestrası şefi Zeki ÜNGÖR'ün 1922'de hazırladığı bugünkü beste aldı.

Mehmet Akif Ersoy, İstiklâl Marşı'nda, Kurtuluş Savaşı'nın kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini, Türk ulusunun bağımsızlığa, hakka, yurduna ve dinine bağlılığını dile getirir. Şiirin bütünü, dörtlükler halinde yazılmış kırk bir dizedir. Sonuncu bölük beş dize.

Devamını oku...
 
DEPREM HAFTASI (1 - 7 Mart)

Dünyanın oluşumundan beri, sismik yönden aktif bulunan bölgelerde depremlerin ardışıklı olarak oluştuğu ve sonucundan da milyonlarca insanın ve barınakların yok olduğu bilinmektedir.
Bilindiği gibi yurdumuz dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte yurdumuzda birçok yıkıcı depremler olduğu gibi, gelecekte de sık sık oluşacak depremlerle büyük can ve mal kaybına uğrayacağımız bir gerçektir.
Deprem Bölgeleri Haritası'na göre, yurdumuzun %92'sinin deprem bölgeleri içerisinde olduğu, nüfusumuzun %95'inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi merkezlerinin %98'i ve barajlarımızın %93'ünün deprem bölgesinde bulunduğu bilinmektedir.
Son 58 yıl içerisinde depremlerden, 58.202 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 122.096 kişi yaralanmış ve yaklaşık olarak 411.465 bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Sonuç olarak denilebilir ki, depremlerden her yıl ortalama 1.003 vatandaşımız ölmekte ve 7.094 bina yıkılmaktadır.

 

Devamını oku...
 
VEREMLE SAVAŞ EĞİTİMİ HAFTASI

VEREMLE SAVAŞ EĞİTİMİ HAFTASI (Ocak Ayının ilk Pazartesi ile Başlayan Hafta)

Verem (Tüberküloz), "Koch Basili" adı verilen bir mikrobun meydana getirdiği, bulaşıcı hastalıklar içinde en ciddi olanıdır. Sinsi bir gelişme  gösterdiğinden geç fark edilir. Erken teşhis edildiğinde tedavisi zor gideridir. Tedavi gecikirse başka hastalıklara da sebep olarak, ölümcül olabilir. Halk arasında " ince hastalık" olarak da bilinir.

Verem hastalığının mikrobu, boyu eninden uzun olan basil (çomak) halindedir. 1882 yılında Alman doktor Robert Koch (Robert Koh) tarafından  bulunmuştur. Bundan sonra geliştirilen verem aşısı (BCG) sayesinde pek çok kişi bu ölümcül hastalıktan kurtulmuştur. Verem insanlarda olduğu gibi sığır, domuz, tavuk gibi hayvanlarda da görülebilir.

Verem hastalığına yakalanma riski, özellikle sık hastalanan, vücut direnci düşük kimselerde daha fazladır. Alkol ve uyuşturucu kullananlar,ile , gece eğlencelerine düşkünlükten dolayı uykusuz kalanlarda, yeterli, ve dengeli beslenmeyenıerde, güneşten ve temiz havadan mahrum yerlerde çalışanlarda vereme yakalanma riski yüksektir. Ayrıca psikolojik bozukluklar da hastalığa karşı direnci azaltır. Verem hastalığı, her çeşit dokuya yerleşip hastalık meydana getirebildliğinden, hastalık vücudun bir çok yerinde görülebilir. En sık rastlanan giriş yolu akciğerlerdir. Basiller akciğerlere solunum yoluyla veya komşu organlardan kan yoluyla girerler. Verem hastalarının eşyalarını kulllanmayla da bulaşabilirler. Mikroplu çiğ süt ile bulaşmada ise daha , çok karın veremi görülür.

Verem hastalığı akciğerlerden başka akciğer zarında (zatülcenp), lenf bezlerinde, kanda, böbrek üstü bezlerinde, idrar yollarında, cinsiyet organlarında, beyin zarında ve merkezi sinir sisteminde, kemiklerde, sindirim sisteminde, karaciğerde, dalakta, memelerde ve kalp kaslarında görülebilir.
Veremden korunmak için BCG aşısı olmak, iyi beslenmek, veremli hastalarla temas etmemek, verernli hayvanların etini yememek, sütünden içmernek, sağlık kontrolü yaptırmak ve hastalığa yakalanılmışsa tedaviye erken başlamak gerekir. Tedavi süreci de uzun sürmektedir. 


Devamını oku...
 
18 Mart Çanakkale Zaferi / Şehitler Günü

18 Mart Çanakkale Zaferi
Tarihteki ve Ulusal Yaşantımızdaki Yeri

Turhan OLCAYTU * E.Tümgeneral

3 Kasım 1914 ve 18 Mart 1915 tarihleri arasında Çanakkale Boğazı'nda cereyan eden bir seri deniz savaşlarıyla Gelibolu Yarımadası'nda 25 Nisan 1915 - 8/9 Ocak 1916 tarihleri arasında yapılan kara savaşları, Türk tarihinin en şerefli sayfalarını dolduran birer zafer destanıdır.

Devamını oku...
 
18 Mart Çanakkale Zaferi / Şehitler Günü (Şiirler,Seçme Sözler)
Söyle Arkadaşım' dedi Anadolulu Mehmet
yanıbaşındaki Anzak erine
'nereden kopup gelmişsin,
neden çökmüş bu mahsunluk üzerine?'
'DUNYANIN ÖBÜR UCUNDAN' dedi. gencecik Anzak
'Öyle yazmışlar mezar taşıma.
doğduğum yerler öylesine uzak,
örtündüğüm topraksa gurbet bana.'
'Dert edinme arkadaşım'dedi Mehmet
'değil mi ki bizlerle birleşti kaderin,
değil mi ki yurdumuzun koynundasın ilelebet, sen de artık bizdensin,
sen de bencileyin bir Mehmet'
Devamını oku...
 
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı


"Küçük hanımlar, küçük beyler!
Sizler hepiniz geleceğin bir gülü,
yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız!
Memleketi asıl aydınlığa boğacak
sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,
kıymetli olduğunuzu düşünerek
ona göre çalışınız. Sizlerden
çok şeyler bekliyoruz."
Mustafa Kemal ATATÜRK
Devamını oku...
 


Facebook Sayfamız

Mesleki ve Teknik Eğitim

Mesleki ve Teknik Eğitim
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1252
mod_vvisit_counterDün3855
mod_vvisit_counterBu Hafta9092
mod_vvisit_counterBu Ay49316
mod_vvisit_counterToplam6240549

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 255 ziyaretçi çevrimiçi

[+]
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • blue color
  • green color
Ödev