TalebeDunyasi.Com | Öğrenci Ödev Portalı

Anasayfa Site Haritası Eğitim Haberleri Ara
 
2011 Yılı 11.Sınıf Dil Anlatım Kitabı Cevapları
2011-2012 EKOYAY 11.SINIF DİL VE ANLATIM KİTABI Etkinlik Cevapları Sayfa 12-36

 2011-2012 EKOYAY 11.SINIF DİL VE ANLATIM KİTABI Etkinlik Tüm Cevapları 1.ÜNİTE CEVAPLARI 12-36.SAYFA CEVAPLARI

Sayfa 12 Hazırlık bölümünü kendi düşüncelerinize göre cevaplayınız.


2.Etkinlik
Anlatmaya bağlı metinler : Çocuklar, Okyanuslarda yaşam ve Küçük Kızım Su'ya
Göstermeye bağlı metinler : Oyunculuk Sınavı
3.Etkinlik
Metinler yazılış amaçları,gerçekliği ve işlevlerine göre sınıflandırılmıştır.

Anlatmaya ve göstermeye bağlı metinlerin Ortak özellikleri :
Anlatmaya ve göstermeye dayalı sanatsal (kurmaca) metinlerin belli başlı ortak özellikleri ise şunlardır:

Kişi, mekân, zaman ve olay ögeleriyle kurulurlar.
Gerçek bir olaya dayalı olabilecekleri gibi tümüyle tasarlanarak da yazılabilirler. Gerçek bir olaya dayansalar bile gerçeğin bire bir kopyası değildirler. Her sanatçı aynı olay ve temaya, yaratıcılık göstererek kendi üslubu ve bakış açısıyla farklı bir boyut ve biçim kazandırır. Bu yüzden sanatsal (kurmaca) her yapıt tektir, benzersizdir.
Sanatsal (kurmaca) yapıtlarda üslup kaygısı ağır basar. Dil, duygusal ve çağrışımsaldır.
Her sanatsal metin bir iletişim aracıdır.
Estetik bir zevk vermek, okuru kurgulanmış bir yaşamın içine çekerek kendi sınırlı yaşamının dışına çıkarmak, eğlendirmek gibi amaçlarla kaleme alınırlar. Genellikle serim, düğüm, çözüm aşamalarına dayalı klasik bir planla yazılırlar. Temel malzeme dildir.

Farklılıkları: 1. Anlatmaya bağlı türlerde olayın mutlaka bir anlatıcısı vardır. Bu anlatıcı olayı ilahî bakış açısıyla, kahramanın bakış açısıyla ya da gözlemci bakış açısıyla anlatır.

2. Göstermeye bağlı eserlerde, sosyal hayatta karşılaşabileceğimiz olaylar sahnede gösterilir.

3. Eserdeki olaylar aktör (erkek oyuncu), aktris (bayan oyuncu) adı verilen oyuncular tarafından canlandırılır. Sosyal yaşamın ve insan karakterinin eleştirisi yapılır.

4. Bu iki tür arasında kullanılan dil ve anlatım biçimi de birbirinden farklıdır. Anlatmaya bağlı eserlerde uzun ve kurallı cümleler kullanılırken göstermeye bağlı eserlerde günlük konuşma dili kullanılır. Cümleler daha açık ve kısadır. Söylenen sözün izleyici tarafından anlaşılması beklenir, bunun için daha açık ve kısa cümleler kullanılır. Konuşma dilinin canlılığı sahnede yansıtılır.

Devamını oku...
 
2011-2012 EKOYAY 11.SINIF DİL VE ANLATIM KİTABI Etkinlik Cevapları Sayfa 37-59

2011-2012 EKOYAY 11.SINIF DİL VE ANLATIM KİTABI Etkinlik Cevapları Sayfa 37-59

 

Sayfa 37
anlama ve yorumlama

1>yazma aliskanligi gelisir kendini dah iyi tanir.
2>
3>eksik yönlerini görür rahatlar


8.Etkinlik
gerçek anlamli:ekmek,süt,köfte
metne kazandirdiklarI: Olayin gerçekten yasandigi

mecaz anlamli:bayilmak,atmak,ismarla mak, hava yapmak

metne kazandirdiklari:farkli kavramlari ve durumlari karsilayabilmek için kullanilmistir

ulur.

Devamını oku...
 
2011-2012 EKOYAY 11.SINIF DİL VE ANLATIM KİTABI Etkinlik Cevapları Sayfa 60-84

SAYFA 60
13 .ETKİNLİK
"Beylik Sözler" metninde yazar eleştirel , sert bir üslup kullanılmış.Ayrıca tilcik,tüz,gönenmek gibi öz Türkçe sözcükleri kullanması yazarın dil anlayışında takındığı tavrı da göstermektedir.Avrupa Yolculuğu metni ise yazarın gezip gördüğü Paris'le ilgili gözlem ve izlenimlerini anlattığı bir metindir.
5) Yazar kendisine ilginç gelen, gezdiği gördüğü yerlerle ilgili belirgin ve ayırt edici durumlara günlüğünde yer vermiştir.
6) Yazar gezip gördüğü yerlerle ilgili gezi günlüğü tuttuğundan dili son derece açık, yalın ve sadedir.
7) Her okur kendi bilgi birikimine kültür düzeyine göre metinden çeşitli anlamlar çıkarabilir.
8) Metnin sizde uyandırdığı duygu ve düşünceleri belirtiniz.

14.ETKİNLİK
Yazacağınız günlükte mutlaka yer ve tarih belirtmeye, içten,yalın özlü bir üslup kullanmaya dikkat ediniz.

ÖLÇME-DEĞERLENDİRME
1) * öyküleyici, betimleyici, açıklayıcı anlatım türleri kullanılır.
* gezi yazısı, hatıra, roman ,hikaye
2)* (Y) "hemen"den kasıt günü gününe ise doğru cevap (Y)soru maalesef ki açık uçlu!(E.F)
*(Y)
*D)
3) (D)
4) (D)

Devamını oku...
 
2011-2012 EKOYAY 11.SINIF DİL VE ANLATIM KİTABI Etkinlik Cevapları Sayfa 86-117

SAYFA 86:(okul dışı etkinlik)
GEZİ (YAZISI) ÖRNEĞİ:

OTORAY YOLCULUĞU NİĞDE - KAYSERİ
Niğde'ye yaklaşıyorduk.
Yanımda oturan bir Niğdeli şehrin eteğini saran ağaç kümeleri arasında pek iyi seçemediğim bir noktayı işaret etti. — Faruk Nafizin hanı, dedi.
Büyük şairin han sahibi olduğu günleri de inşallah görürüz. Fakat yol arkadaşımın bana gösterdiği bina sadece Faruk Nafizin unutulmaz Han Duvarları şiirinde tasvir ettiği han idi.
Kıyafetinden anlaşıldığına göre Niğdeli arkadaş bir esnaf yahut işçi idi. Böyle olmakla beraber Han Duvarları'nı ve Faruk Nafiz'i biliyordu. Daha garibi trende ilk gördüğü bir yabancının bu şiiri, şiirde tasvir edilen hanı ve Faruk Nafiz'i tanımamasını kabul etmiyor, ateş ve su nev'inden herkesçe malûm şeylerden bahseder gibi iki kelime ile bana maksadını anlattığına inanıyordu.
Güzel şiirin kudreti! iyi yazılmış bir manzum hikâye koskoca bir hanı, koynundaki tapu senedine rağmen asıl sahibinin elinden alıyor, Faruk Nafiz'e malediyordu.
Maamafih arkamızda ayakta duran ve bizi dinleyen uzun boylu bir sakallının "yok yahu.. O han falanındır" diye öteki mal sahibinin hakkını da ziyadan kurtardığını itirafa mecburum.
Niğde ile Kayseri arasındaki yolu, Faruk Nafiz'in istiklâl muharebesi senelerinde kona göçe üç günde aştığı o uzun mesafeyi, ben bugün otoray denen yeni icat bir âlet içinde, âdeta uçarak geçiyorum.
Akşamın beş buçuğunda daha Niğde istasyonunda kahve içiyordum. Sokak fenerleri yanarken Kayseri'de olacağım.
Bisikletin ilk icadı zamanlarında ona verilen Şeytan Arabası ismini bu otoraya saklamak lazımmış! Otoray görünüşte yirmi otuz kişilik büyücek bir otobüs. Fakat ikisi arasında âdeta nalınlı adam ile patenli adam farkı var. Otobüsün mütemadiyen taşla, toprakla boğuşmasına mukabil Otoray, cilâlı çelik raylar üstünde yağ gibi kayıyor.
Ulukışla ile Kayseri arasında günde iki sefer yapan bu arabaların, birinci ve ikinci sınıf yolcuları için, şoförün arkasında dört maroken koltuğu, cemekânlı bir kapı ile buradan ayrılan geri tarafında da demokratlara mahsus, yirmi otuz kişilik kanapesi var.
Bazı şakacı yolcular lüks kısma Lortlar kamarası, ötekine Avam kamarası adını takmışlar.
Bu Otoray, yolları âdeta çocuk oyuncağına çevirmiş. Meselâ Kayserililer bizim Ada vapurları biletinden daha ucuz bir para ile günübirliğine Bor bahçelerinde eğlenmeye gidiyorlar.
Şoför, daha doğrusu makinistin bana anlattığına göre Adana ve Kayseri 'de oturan iki akraba, meselâ bir ana kız pazar sabahları bulundukları yerden hareket ediyor, öğleyin Ulukışla'da birleşiyorlar; akşama doğru yine evlerine dönüyorlarmış.
Bu seyahat, artık yolculuktan usandığım bir zamana rastlamış olmakla beraber beni atlı karıncaya binmiş bir bayram çocuğu gibi eğlendiriyordu. Otoray, son derece munis bir dekor arasından akıp giderken kâh makinistin omuz başından önümüzdeki yola, kâh arkaya geçerek akşam ışıkları ile sararıp kızaran ovalara bakıyordum.
Yeni bir icat yalnız manzaraları ve hayatı değiştirmekle kalmıyor; duygularımıza, dünyayı görüş tarzımıza da tesir ediyor.
Yolculukta akşam, insanının gayri ihtiyarî garipsediği, kendini karanlık düşüncelere bıraktığı saattir. Halkın akşam garipliği terkibile anlattığı bu duyguda kendimizi uçsuz bucaksız mesafeler arasında kaybolmuş hissetmemizin, arkada bıraktığımız uzağı bir daha görmek şüphesinin, öndeki uzağa yetişememek korkusunun elbette bir payı vardır. Mesafelere hâkim olmak emniyeti işte bu şüphe ve korku mefhumunu kaldırıyor, insana bu geniş ovalarda kendi mahallesinde, evinin bahçesinde dolaşmak hissini veriyor.
Faruk Nafiz :
"Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar"
diye anlattığı bu yolu, vaktiyle bir yaylının şiltesine uzanarak, "kendini tekerleğin sesine kaptırarak" geçmiş olmasaydı da benim bindiğim otoray içinde tayyarede gibi geçseydi bu acı gurbet şiirini bilmem yazabilir miydi?
Reşat Nuri Güntekin
(Anadolu Notları'ndan)

Devamını oku...
 
2011-2012 EKOYAY 11.SINIF DİL VE ANLATIM KİTABI Etkinlik Cevapları Sayfa 118-132

SAYFA 118
SÖZLÜ ANLATIM TÜRÜ FIKRA İLE GAZETE YAZISI FIKRA ARASINDAKİ FARKLAR
-Sözlü anlatım türü olan fıkralar nükteli küçük hikayelerdir.Bunlar olayları gülünç, şakalı anlatarak insanları düşündürmeyi amaçlar.Gazetelerde yayımlanan fıkralar ise olayları yorumlayan ciddi veya nükteli yazılardır.
-Sözlü anlatım türü fıkralarda olay örgüsü varken gazete fıkralarında yoktur.
-Birisi olay çevresinde gelişen bir türken diğeri düşünce yazılarıdır.
-Sözlü anlatım türü fıkralar anonimdir , gazete fıkralarının ise yazarı bellidir.

3.ETKİNLİK
"Dünün Edebiyatını da Okuyun" metni "gençlerin dünün edebiyatçılarını okumaması" konusunda
"Padişaha Bir Gömlek" metni "mutluluk" konusunda
"Dört Santimlik Dünya" metninde ise "gençlerin teknoloji bağımlılığı" konusu işlenmiştir.

Fıkralar güncel konularda yazılmıştır.

4.ETKİNLİK

Devamını oku...
 


Facebook Sayfamız

Mesleki ve Teknik Eğitim

Mesleki ve Teknik Eğitim
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün468
mod_vvisit_counterDün2780
mod_vvisit_counterBu Hafta12790
mod_vvisit_counterBu Ay44181
mod_vvisit_counterToplam6353048

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 26 ziyaretçi çevrimiçi

[+]
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • blue color
  • green color
Ödev