TalebeDunyasi.Com | Öğrenci Ödev Portalı

Anasayfa Site Haritas? E?itim Haberleri Ara
 
12.S?n?f Dil ve Anlat?m Kitab? Etkinlik Cevaplar?

12.S?n?f Dil ve Anlat?m Kitab? Etkinlik Cevaplar? Ful cevaplar etkinlik ölçme de?erlendirme ful cevaplar? kitap etkinlikleri www.talebedunyasi.com

12.s?n?f dil anlat?m sayfa 3 4 5 6 7 9 10 11

sayfa 3 haz?rl?k çal??malar?
1)Toplumdaki olaylar?n etkisiyle sanat?ç?n?n iç dünyas?n? yans?tma iste?i
2)Yazarlar ya?ad?klar? dönemden etkilenirler.
3)Sanat eselerinin ilerlemede ne kadar önemli oldu?unu söylüyor.

Sayfa 8
1)Ki?i,yer,zaman,olay
2)Cumhuriyet dönemi y?llar?nda yaz?lm??t?r.(2. Dünya Sava?? olabili.)Gerçekçili?i yans?t?yor.
3)Ki?i kendisini olay?n içinde hisseder ama tiyatroda farkl? hem görsel hem de i?itsel.
4)Dil ötesi i?levinde.Çünlü bu bir sanat metnidir.

3. etkinlik
1)1. metin sava? sonras? halk?n çekti?i yoklugu anltm??t?r.2.metinde zaman?n içinde ak?p gitti?ini,3. metinde realizm hakk?n da bilgi vermi?tir.
2)Realizm metninde ileti dogrudan verilmi?tir.
3)?letisi dogrudan olan metinler sanatsal de?illerdir.iletsi dolayl? yoldan olan metinler ise sanatsal metinlerdir.

4. etkinlik
-Kaymakl? tavuk gö?sü:dil ötesi(sanatsal)
Realizm:Göndergesel

-Yaz?l?? amaçlar? farkl? oldu?undan i?levleri farkl?dr.

sayfa 9 5. etkinli?i
s??r 1926y?l?nda yan? cumhur?yet?n ?lan?ndan sonra yaz?lm??t?r. cumhur?yet donem?nde sa?rler anadoluya yonel?se geçi? yapm?slar ve anadoluya yonelerek halk?n yasay?slar?n? d?le get?rm?slerd?r bu bak?mdan sa?r bulundugu donemden etk?lenm?s ve anadoluyu konu etm?st?r her eser bulundugu donem?n ?zler?n? tas?r umar?m ?s?ne yarar

SAYFA=10
D?LLE GERÇEKLE?T?R?LEN SANA ETK?NL?KLER? :
1)ANLATMAYA BA?LI MET?NLER=FABL,MASAL,H?KAYE,ROMAN
2)GÖSTERMEYE BA?LI MET?NLER=T?YARTOa)KOMED?,b)TRAJED? c)DRAM d)ORTA OYUNU,e)KÖY SEY?RL?K OYUNU.

KEND?N? COSKUYLA ?FADE ETMEYE BA?LI TÜRLER=???R

Dille gerçele?tirilen sanat etkinlikleri
Anlatmaya ba?l? edebi türler
-Hikaye
-Roman
-Destan
-Masal
-Fabl
Göstermeye ba?l? edebi metinler
-Tiyatro
-Bale
-Sinema
Kendini co?kuyla ifade etmeyeba?l? türler
-?iir
-Müzik

12. S?n?f Dil ve Anlat?m sayfa  12 13

SAYFA 12
SANATSAL(1.BO?LUK)

Z?HN?YET(2.BO?LUUK)
2.SORU=1.DO?RU 2.YANLIS

3.SORU=C SIKKI

4.SORU=E SIKKI

5.SORU= C SIKKI

KONUNUN TAMAMINA ULA?MAK ?Ç?N YORUM YAZINIZ

SAYFA 13
GÖNDERGESEL(1.BO?LUK)

2.SORU DO?RU

3.SORU=B SIKKI

4.SORU=A

5.SORU=D

6.SORUU=B SIKKI

7.SORU=HATALI OLAB?L?R AMA D SIKKIDA OLAB?L?R

8.SORU=C SIKKI

9.SORU=C SIKKI

10.SORU=A SIKKI

Dil Anlat?m 12. s?n?f “MASAL” konusu Sayfa 25 29 30 31 32 33 34 35 36 CEVAPLAR

1.Bu kelime ve kelime guruplar? ola?an üstü varl?kla efsanevi bir da?? ça?r??maktad?r.
2.?çinde ola?an üstü olaylar ve varl?klar bulunan bir eser,hayal gücümüze de hitap etti?inden bizi heyecanland?r?r.

Hiçler ?ehri’nde bir k?z vard?. Bir gün eli yaraland?. Yaras? iyile?meye ba?lad?ktan birkaç gün sonra, merhem ve ilaç al?p yaras?na sürmek için halas?na gitti. Halas?, “Bende merhem yok” dedi. Onun yerine iki yumurta verdi k?za.

- Bu yumurtalar? pazara götürüp sat ve paras?yla attardan merhem al, dedi.

?imdi dinleyin bak?n, k?zaca??z ba??ndan geçenleri nas?l anlat?yor: Pazara giderken yolda yumurtalar?m? kaybettim. Çok üzüldüm. Elimi keseye soktum. Kesenin dibinde bir kuru? buldum. Sonra yumurtalar? bulmak için o bir kuru?u bir adama verdim.
Adam bana i?neden bir minare yapt?. Minareye ç?kt?m. ?ehrin dört bir yan?na bakt?m. Yumurtalardan birinin tavuk olup bir ihtiyar?n elinde dola?t???n? gördüm.

?kinci yumurta horoz olmu?, bir köyde harman biçmekle me?guldü. Önce “Gidip horozu alay?m”, dedim. Minareden a?a??ya indim. Köye gittim. Oraya var?nca horozumun kendisi için çal??t??? çiftçiye:
- Horozumu ver. Ayr?ca sana çal??t??? kadar?n?n ücretini de ver dedim.
Uzun tart??malardan sonra çeltik ekili tarlan?n ürününden bana bir öküz dengi hak vermesinde anla?t?k. Harman kald?r?ld?ktan sonra yirmi be? batman pirinç benim pay?ma dü?tü.
Pirinçleri götürmek istedim. Çuval?m yoktu. Bir pire öldürdüm. Derisinden çuval yapt?m. Pirinçleri içine doldurup horozun s?rt?na yükledim. Yürümeye ba?lad?m.
Çok pirincim oldu?u için pirinç ticareti yapmaya karar verdim. ?ehirden ç?kt?m. ?ki konakl?k yol gittim.Bir de bakt?m, horozun s?rt? pirinç yükünden yara bere olmu?. Orada bulunanlara:
- Bu yaran?n ilac? nedir? diye sordum.
- Ceviz içini kavurup horozun s?rt?na sürersen yaras? iyile?ir, dediler.
Bir ceviz içini kavurdum. Yaras? iyile?sin diye s?rt?na koydum ve yatt?m. Sabah uyand???mda bir de ne göreyim, horozun s?rt?nda kocaman bir ceviz a?ac? bitmi?! Çocuklar a?ac?n etraf?na toplanm??lar, ceviz dü?ürüp yemek için a?aca ta? ve kesek at?yorlar! A?ac?n dal?na ç?kt?m. A?açta yüz e?ek yükü ta? ve kesek topland???n? gördüm. Bir keser bulup yer dümdüz olana kadar kesekleri parçalad?m. Buras?n?n salatal?k ve karpuz ekimi için uygun oldu?unu gördüm.
Bir parça salatal?k ve karpuz tohumu ektim. Ertesi sabah pek çok salatal?k ve karpuz bitmi?ti. Bir karpuz kopar?p kesmeye ba?lad?m. Karpuzu keserken çak?m kayboluverdi.
Belime bir hamam pe?tamal? ba?lay?p çak?m? bulmak için karpuzun içine girdim. Çok büyük ve kalabal?k bir ?ehir gördüm orda. O ?ehrin çar??s?na gittim. A?ç? dükkan?nda bir dinar verdim, biraz çorba sat?n ald?m ve içmeye ba?lad?m.
Çorba o kadar lezzetliydi ki kasesini bile yalad?m. Kaseyi o kadar yalad?m ki inceldi, inceldi neredeyse delinecekti. Bir de bakt?m ki kasenin dibinde bir k?l belirdi. K?l? al?p d??ar? atmak isterken k?l?n ard?ndan bir deve yular? ç?kt?. Yular? çektim. Arkas?ndan yedi katar deve geldi. Develerin hepsi tam teçhizatl?yd?.
Birbiri ard? s?ra geldiler. Çak?m da en arkadaki devenin kuyru?una ba?lanm??t?.
Masal?m?z burada bitti, ama serçecik daha evine gitmedi.

Sedef Bac? ?NCELEME sorular?n?n Cevaplar? -

1.Masallar olay örgüsü,ki?iler,zaman ve mekan unsurlar?ndan olu?turdu?u bir yap?ya sahiptir.masallardaki olaylar,ki?iler ve mekanlar ola?anüstü niteliklere sahiptir ve ço?u zaman hayali bir özellik göstermektedir.zaman ise belirsiz bir dilimdir.masallarda iyi-kötü,hakl?-haks?z gibi z?tlar?n birlikteli?i ve çat??mas? söz konusudur.halk masallar? anonim bir özellik gösterir ve ku?aktan ku?a?a sözlü gelenekle aktar?l?r.

2: olay örgüsü

-padi?ah?n kar?s?n?n ölmesi

-padi?ah?n kara vezirin k?z?yla evlnmesi
-kara vezirin k?z?n?n padi?ah?n k?z?na kara sürmesi
-kara vezirin k?z?n?n üç ?ehzadeyi ku?a çevirmesi
-padi?aah?n k?z?n?n ,karde?lerini bulmaya gitmesi ve onlarla bulu?up da?lar?n ötesinde bir yere uçmas?
-padi?ah?n k?z?n?n iyile?mesi ve rüya görmesi
-bir padi?ah o?lunun sedef k?z? görüp saraya götürmesi
-sedef k?z?n öldürülmek istenmesi
-üç ?ehzadenn insana dönü?mesi
-sedef k?z?n padi?ah?n o?luyla evlenmesi
masaldaki bu olay örgüsü,masal?n yap?s?n? olu?turan temel unsurdur.

5. Etkinlik – fikirle.com

Sedef Bac?da Bulunan özellikler S?ras?yla:

- Sedef K?z ve üç karde?inin Saraydan gitmesi

- ……………………………..

- ……………………………..

- Kara Vezirin k?z?n?n sedef ve karde?lerini dinlemesi

- ……………………………..

- ……………………………..

- ……………………………..

- Sedef K?z ve üç karde?inin zarar görmesi

- Sedef K?z’?n karde?lerini aramaya gitmesi.

- ……………………………..

- Sedef K?z’?n karde?lerini aramaya gitmesi

- ……………………………..

- ……………………………..

- ……………………………..

- ……………………………..

- ……………………………..

- Sedef K?z’?n Rüyas?

- Sedef K?z’?n ve üç karde?inin büyüsünün bozulmas?.

- Sedef K?z ve üç karde?inin eski hallerine dönmesi.

- ……………………………..

- ……………………………..

- Sedef K?z’?n idam?n? önlemek için karde?lerinin gelmesi

- ……………………………..

- ……………………………..

- Sedef K?z’a konu?madan ayr?k otuyla elbise ördürülmesi.

- Sedef K?z’?n örgüyü tamamlamas?.

- Sedef K?z’?n Padi?aha her?eyi anlatmas?

- ……………………………..

- ……………………………..

- ……………………………..

- Sedef K?z’?n evlenmesi.

Sedef bac? adl? masal?n birinci paragraf? serim,di?er para?raflar dü?üm,son üç para?raf ise çözüm bölümüdür.
Bu bölümler tema etraf?nda olay örgüsünün ak???yla birle?mektedir.

7.ETK?NL?K
“Sedef Bac?” masal?ndaki kar??la?malar
-sedef bac?n?n karaa vezirin k?z?yla kar??la?mas?
-sedef bac?n?n padi?ah?n o?luylaa kar??la?mas?

Masallardaki kar??la?ma ve çat??malar,masallar?n vermek istedikleri iletiyi okuyucu veya dinleyiciye ula?t?ran,onun ilgisini ve dikkatlerini ayakta tutan ve masal?n yap? unsurlar?n?n birle?mesine yard?mc? olan en önemli unsurdur.

8.ETK?NL?K
masaldaki kahramanlar

iyi-kötü

hakl?-haks?z
güzel-çirkin
yard?mc?-sald?rgan
korkak-cesur
dürüst-hilekar
cimri-yard?m sever
bahtl?-bahts?z
?eklinde s?n?fland?r?l?r.bu ifadeler insana özgü durumlar? ifade etmektedir.

SORU 3: masaldaki mekanlar:saray,da?,di?er saray,has bahçe.Bu mekanlar masalda olay?n geçti?i yerler olarak kar??m?za ç?kmaktad?r.

10.ETK?NL?K
Sedef bac? masal?nda bir varm?? bir yokmu? ,alt? ayla bir göz,?afak sökerken,sabah sabah,ak?am üstü,bir gün,gün ak?am olmadan,o ak?am,k?rkgün k?rk gece, gibi belirsiz zaman ifadeleri vard?r.bu ifadeler saat ve takvimle ölçülebilen zamandan farkl? olarak masal?n ola?an üstü durumuna katk?da bulunmaktad?r.
SAYFA 32.
SORU4: Sedef bac? masal?nda her?eyi bilen vee her?eye hakim olan ilahi bak?? aç?s?na sahip bir anlat?c? bulunmaktad?r

11.ETK?NL?K
Masal? istedi?imiz bir ya?am biçimi ve insan ili?kisi üzerine kurdu?umuzda ola?an üstü unsurlar?n kalkaca??n? unutmamal?y?z.Bu sebeple masallar özgün halleriyle gerçeklik ta??mazlar.

12.ETK?NL?K
sedef bac? masal? tekerlemeyle ba?lay?p yine tekerlemeyle bitmi?tir.bu özellik masallar?n okuyucu ya da dinleyici kar??s?nda dikkat çekmesini sa?lar.

SORU5.
Sedef Bac? masal?nda öyküleyici beetimleyici ve ola?aan üstü durumlar?n nlat?ld??? k?s?mlarda fantaastik yani dü?sel anlat?mdan yararlan?lm??t?r.

SORU 6:
Masalda göndergesel i?lev hakimdir.

7:Masallar ola?anüstü,ki?iler,zaman,ve mekandan olu?an bir yap?ya ve belirli bir temadan etraf?nda birle?en brimlere sahip olmalar? dolay?s?yla sanat metni özelli?i gösterrler.

13.ETK?NL?K
-babas?n?n bile gözünden dü?üp ocak ba??na aatt?rm?? onu.(nesne ekskli?i)
-ya da? da? dolaa??r bulurum ya da araya araya yollar?nda ölürüm.(özne eksikli?i)
cümlelerin düzeltilmi? halleri:
-bu iftira,babas?n?n bile gözünden dü?üp ocak baa??na att?rm?? onu.
-ya da? da? dola??r bulurum onlar? yada araya araya yollar?nda ölürüm

14.ETK?NL?K
sedef bac? metnimiz ak?c?-duru-aç?k ve yal?nd?r

15.ETK?NL?K
?S?M-deve,pire,padi?ah,telek,çam,göl
SIFAT-on parmak,ya?l? kaara,de?me saray,üç ku?,baht? kaara k?z,üvey ana
ZAM?R-böyleeleri,onlar,sen,o,biz,bu
ZARF-araya araya,o gün,döne döne,ortal?k karar?nca,sütten ak,sudan pak

ANLAMA VE YORUMLAMA
1.masllar özellikle çocuk e?itiminde onlaara ahlaki de?erleri kazand?rmada kullan?labilecek önemli bir araçt?r.
2.çocuklar?n hayal dünyas?n?n zenginli masallardaki ola?aan üstü durumlaar ve ki?ilerin varl???,onlar?n masallara ilgi duymalaar?na ve hayal dünyas?nda güzel bir yolculuk yaapmalar?na sebep oldu?u için tüm dünyadaki çocuklaar masallar? sevmektedir

16.ETK?NL?K
FABL – MASAL

BENZERL?KLER                                     FARKLILIKLAR

dü?sel olaylar vard?r————-olay————-ola?an üstü olaylar vard?r.
insan d???ndaki varl?klard?r——–ki?i—————-ola?an üstü ki?ilerdir.
belirsiz zaman vard?r————-zaman———-belirsiz zaman vard?r.
hayaali mekanlar vard?r———mekan———-hayali,ola?an üstü mekan.
hakim anlat?c? vard?r————anlat?c?———-hakim anlat?c? vard?r.

19.ETK?NL?K
(Masal)

Ola?anüstü ö?e, kahraman ve olaylara yer veren öykülerdir. Masal terimi öncelikle, Sindirella, Çizmeli Kedi gibi sözlü gelene?in ürünleri olan halk öykülerini kapsar. Ama sözlü gelenekle ili?kisi olmayan edebi yönü a??r basan baz? eserler de bu türün içinde yer al?r. Halk masallar? 4 temel grupta toplan?r. Hayvan masallar?, ola?anüstü ve gerçekçi masallar, güldürücü öyküler, zincirlemeli masallar.
Hayvan masallar? genellikle k?sa masallard?r. Lafontaine masallar? bu türün en güzel örnekleridir. ?eyhi’nin Har-name adl? eseri de Divan edebiyat?ndaki hayvan masallar? türüne görmek gösterilebilir.
Ola?anüstü masallarda, ola?an varl?klar?n yan? s?ra cin, peri, dev, ejderha gibi ola?anüstü varl?klara da yer verilir. Gerçekçi masallar?n ba?l?ca kahramanlar? ise padi?ahlar, vezirler, prenses ve prensesler, zenginler, h?rs?zlar ya da haydutlar gibi gerçek hayattaki ki?ilerdir.
Güldürücü masallar okuyan ve dinleyeni e?lendirmeyi amaçlayan masallard?r.

ÖLÇME VE DE?ERLEND?RME
1:…….iyi-kötü ve hakl?-haks?z
:…….tekerleme……..
:……belirsiz……..
2: D………..D………..D……….Y……..
3:A
4:E
5:E(ESTET?K- BAS?T SÖZCÜK)
6:B

4. Etkinlik

Dil Anlat?m 12. S?n?f Hikaye(Öykü) sayfa 37 41 42 47 … 63 Cevaplar

Dil Anlat?m 12. S?n?f Hikaye(Öykü) sayfa 37 41 42 47 … 63 Cevaplar

1. “Herkesin bir hikayesi vard?r” sözü, insan?n ba??ndan geçen bir olay?n, belirli bir zaman ve mekanda ya?and???n? ifade etmektedir. Ki insano?lu ya?am? boyunca hem ya?ad?klar? hem de ya?att?klar?yla ya?am?n içinde var olur.
Halk hikayesi örne?i: Kerem ile Asl?
Maupassant Tarz? Hikaye Örne?i: Pembe ?ncili Kaftan
Çehov Tarz? Hikaye Örne?i: Yoldan Geçen Öykü
Ben merkezli hikaye örne?i: Sina?rit Baba
Hikaye Türünün Tarihsel Geli?imi
2. Etkinlik-
4. Etkinlik-
“Hikâye”,
Türk kültür tarihinde en az?ndan bin y?ll?k geçmi?e sahip köklü ve yayg?n bir kelime. As?rlardan beri, giderek zenginle?en bir mânâ çemberi içinde, dilimizde hem kelime hem de kavram olarak kullan?lm?? ve kullan?lmakta. Arap dilinin “hakave” kökünden türeyen kelimenin Türkçe’ye ?slâmiyet sonras? dönemde girdi?ini tahmin etmek zor de?il. ?tiraf edelim ki, onun koltu?una oturtulmak istenen “öykü”nün, zihnimiz, dilimiz, kula??m?z ve gönlümüzde ayn? derinlik, zenginlik, berrakl?k ve s?cakl??a sahip oldu?unu söylemek, iki yüzlülük olacak.
“Hikâye” kelimesinin mânâs? hakk?nda lügat sahipleri ?u aç?klamalarda bulunuyorlar:
“Bir söz ve haberi nakl ve rivayet eylemek, bir nesneye benzetmek, bir kimseyi fiilen yahut kavlen taklit eylemek, bir kimseden bir kelam nakleylemek, dü?ümü çözüp muhkem eylemek.” (Âs?m, Kâmûs Tercümesi)

“Nakletme, bir vak’a ve sergüze?ti s?ras?yla anlatma, rivayet; hakikî veya uydurma ve ekseriya hisse kapma?a mahsus sergüze?t ve vukuât; k?ssa, mesel, roman.” (?emsettin Sami, Kâmûs-? Türkî)

“Nakletme, anlatma; baz? vukuât?n heyet-i mecmuas?; f?kra, roman.” (Muallim Nâci, Lügat-i Nâci)

“Bir hâdisenin sûret-i vukuunu etraf?yla anlatmak ve söylemek, nakl ve rivâyet etmek; bir hâdise hakk?nda söylenen sözler, nakl, rivayet; hakikî veya hayalî bir vak’aya dair söylenen gülünç veya ?âyân-? itibar sözler; k?ssa, masal, roman.” (Hüseyin Kâz?m Kadri, Türk Lügati)

“Nakl, beyân-? rivayet. Sergüze?tîn-i hikâye. Hikâye-i macera. Hikâye-i hâl, masal. Roman ki sahih veya gayr-i sahih bir vak’ay? ?âmil makale, kitap.” (Ebüzziya Tevfik, Lügat-i Ebüzziya)

“Anlatma, roman, masal, olmu? bir hâdise” (Ferit Develio?lu, Osmanl?ca-Türkçe Ansiklopedik Lügat)

“Az çok ayr?nt?lar? verilerek anlat?lan olay; ba?tan geçen bir olay? anlatma; belli bir zaman ve yerde az say?da ki?inin ba??ndan geçen, gerçe?e uygun birtak?m olaylar anlatan ya da birkaç ki?inin karakteri çizilen roman türünden k?sa yap?t, öykü; asl? olmayan söz.” (TDK, Türkçe Sözlük)

“Olmu? veya olmas? mümkün olaylar? yaz?l? veya sözlü olarak anlatma; bu ?ekilde anlat?lan olay, mesel, k?ssa; anlatma, nakletme; olmu? veya olmas? mümkün olaylar?n anlat?lmas? esas?na dayanan edebî tür; bo?, gereksiz laf, uydurma.” (D. Mehmet Do?an, Büyük Türkçe Sözlük)

Lügatlerdeki aç?klamalara dikkat etti?imizde, “hikâye”nin kelime anlam? kadar kavram anlam? üzerinde de duruldu?u ve yer yer bir edebî tür çerçevesi içinde tarif edilmeye çal???ld???n? görürüz. Ancak tarif edilmeye çal???lan türün, günümüz okuyucusunun zihnindeki hikâye ile örtü?tü?ünü söylemek zor. Zira kelime veya kavram?n aç?klamas?/tarifinde birden çok edebî tür/formun ismi zikredilmekte ve bunlar onunla müteradif olarak görülmektedir. O zaman, hikâye üzerinde konu?ulurken dikkatlerden uzak tutulmamas? gereken önemli bir husus; kelimenin kültür tarihimizde; “tarih, destan, k?ssa, masal, mesel, menk?be, rivayet, lâtife, f?kra, hurafe, roman, öykü, anlat?, benzetme” mânâlar?nda da kullan?lm?? olmas?d?r. Söz konusu kullan?mlardan “destan”, “k?ssa”, “masal”, “menk?be”, “lâtife”, “f?kra”, “öykü” ve “roman”n?n bugün ayr? birer tür; “tarih”in ise sosyal bilim dal? olarak kabul edildi?i herkesin malumudur.

San?r?m bu durum, hikâye kavram?n?n kapsam alan? hakk?nda bize önemli ip uçlar? verecektir. Bunlar?n ba??nda da, insano?lunun “dil”i veya “söz”ü kullan?m tarzlar?n?n ba??nda, “tahkiye” veya “tahkiyeli ifade”nin yer ald??? gerçe?i gelir. Bizim için daha da önemli olan ip ucu ise, -kültürümüzdeki genel ve geni? mânâs?yla- hikâyenin, edebiyat sanat?n?n iki ana “form”undan birisini kar??lam?? olmas?d?r. Kavram, böyle bir de?eri, hem sahip oldu?u tarih hem de edebiyat sanat? içindeki yeri ve öneminden elde etmektedir. Zira hikâye, -ad? farkl? da olsa- gerek Türk edebiyat?, gerekse di?er milletlerin edebiyat tarihlerinde köklü bir geçmi? ve geni? bir alana sahiptir. Söz konusu tarih, “mit” veya “destan”lara kadar götürülebilecek[1]; kapsam alan? ise, bütün milletlerin edebiyatlar?n?n en az yüzde ellisini te?kil edebilecektir. O zaman, insan?n söz sanatlar?n? ke?fetmesinden bugüne, duygu, dü?ünce, hayal, intiba ve ya?ad?klar?n?n estetik ifadesinde, büyük ölçüde hikâye formunu tercih etti?ini rahatl?kla söyleyebiliriz. Tabiî ki bu tercih, sanatkâr aç?s?ndan oldu?u kadar okuyucu/dinleyici aç?s?ndan da geçerlidir. ?nsano?lu, tarihin her devrinde ve dünya co?rafyas?n?n her meskûn mahallinde hikâye anlatm??, dinlemi? veya okumu?tur. Kayna?? ilâhî olan kitaplarda bile, mesaj?n s?k s?k hikâye formuna yüklenilerek takdim edilmi? oldu?unu hat?rlatmaya bilmem lüzum var m??

O zaman hikâye, bugün “öykü”de ifadesini bulan tek bir türün de?il, “mit”ten “modern hikâye” veya “roman”a kadar uzanan türler manzumesinin “genel” ad?d?r. Bu itibarla o, âdeta yüzy?llardan beri edebiyat deryas?n? gür sular?yla besleyen ana ?rmaklar?ndan birisidir. Tabiî ki, bu ?rma??n insanl?k tarihiyle ya??t sergüze?ti boyunca suyunun h?z?, miktar?, ak?? tarz?, rengi, kokusu, tad? ve kendisine farkl? mesafe ve miktarlarda kat?lan kollar? de?i?mi?tir. Daha da önemlisi, onu besleyen pek çok kol, ayn? vadide kalmas?na ra?men, zaman içinde kendi ba?lar?na var olma serüveni ya?am??t?r.

Böyle bir formu, böylesi geni? bir kapsam ve tarihi içinde kucaklamaya kalk??man?n pek kolay olmad???n?, san?r?m herkes kabul eder. O sebeptendir ki bu yaz?, yazar?n?n, hikâyenin kültür tarihimiz içinde kazand??? en genel ve geni? mânâs?ndan “öykü”nün darac?k mânâs? aras?nda ya?ad??? serüven dünyas?ndaki zihnî gezintisini ihtiva eden bir “deneme”dir. Zira form üzerinde, bütünü kapsay?c? birtak?m teorik aç?klamalarda bulunabilmek veya ona ait kriterlerden söz edebilmek, onu tarihi ve bu tarih içinde söylenmi?/kaleme al?nm?? bütün örnekleriyle birlikte kucaklamay? zarurî k?lar. Unutmamal?d?r ki teori, ço?u zaman pratikten yola ç?k?larak kurulur. Dolay?s?yla edebiyat teorisyeni, edebiyat tarihi, edebiyat tenkidi, mukayeseli edebiyat ve -belki de en önemlisi- bizzat edebiyat eserine muhtaçt?r.

Edebiyat “bilim”iyle u?ra?anlar?n öncelikle ?u gerçe?i bilmesinde büyük fayda var: Genel veya bugünkü dar anlam?yla hikâye, di?er bütün edebî form veya türlerde oldu?u gibi, tarihi içinde, dinamik bir olu? veya olu?um süreci ya?am??t?r. Bir ba?ka ifadeyle o, de?i?erek geli?mi? veya geli?erek de?i?mi?; bu esnada da pek çok edebî türle iç içe olmu? ve birçok yeni türe “anal?k” etmi?tir. De?i?imin süreklili?i, “tek” ve “donmu?” bir hikâye formundan bahsetmeyi imkâns?z k?lmaktad?r.

Asl?nda bu durum, bütün sanat dallar? ve bunlar?n alt formlar? için de geçerlidir. Zira sanat?n en temel ilkesi, yarat?c?l?k’t?r. Her bir yaratma da, kendisiyle ba?lay?p yine kendisiyle biten ayr? birer olgudur; tekrar edilemez. Sanat?n di?er temel ilkeleri olan ferdîlik ve orijinallik de, büyük ölçüde yaratman?n söz konusu mahiyetinden kaynaklan?r. Söz konusu yükümlülüklerin insan? olan sanatkâr, kalemi eline ald???nda, “gelenek”in birtak?m haz?r kal?plar?yla kar?? kar??ya kal?r. Bu noktada o, ne bütünüyle gelene?e esir, ne de ondan büsbütün âzâdedir. Sözün k?sas?; sanat? ve sanat formlar?n? kesin bir standardizasyona tâbî tutup dondurmak, mümkün olmad??? gibi, onun tabiat?na da ayk?r?d?r. Bize dü?en, bahis konusu formun “edebî gelenek” içindeki iç ve d?? yap?s?nda ya?ad??? de?i?im ve dönü?ümleri ana çizgileriyle tasvir etmektir.

Kabul etmek gerekir ki hikâye, tarihinin her döneminde veya her toplumun edebiyatlar?ndaki örneklerinde, öncelikle anlatma fiili üzerine kurulmu? bir edebî formdur. “Anlatma”, “hikâye etme” veya “tahkiye”, onun en temel alâmet-i fârikas?d?r. Nitekim lügatler, hemen hemen istinas?z bir biçimde “nakl/nakletme, rivayet, anlatma, anlat?, tahkiye” vurgusunda bulunurlar. Kelimenin kavram olarak tarif denemelerinde de durum bundan pek farkl? de?ildir.

Asl?nda edebiyat?n kendi içindeki “form/tür”leri, çok büyük ölçüde dil malzemesinin, -sosyal, kültürel ihtiyaç ve kabuller istikâmetinde- farkl? biçim veya tarzlarda kullan?lmas? ve kurgulanmas?ndan do?arlar. Bir ba?ka ifadeyle türler, gelene?in sanatkâra sundu?u, okuyucunun da yak?ndan â?ina oldu?u kurumla?m?? estetik vas?ta ve de?erler bütünüdür. Zira edebiyat, “dil”le yap?lan bir güzel sanatt?r. Onu di?er güzel sanat dallar?ndan ay?ran en önemli özellik de, malzemesinin dil olmas?d?r. “Edebî türler teorisi bir s?ralama prensibidir. Bu teori edebiyat? ve edebiyat tarihini zaman, yer, dönem ve millî dil gibi unsurlara göre de?il fakat özellikle edebî kurulu? veya yap? çe?itlerine göre s?n?fland?r?l?r.[2]

Bu gerçe?i Türkiye’de ilk defa aç?kl?kla edebiyat bilimi ile u?ra?an akademik çevrelerin gündemine getiren Prof. Dr. ?erif Akta?, edebiyat?n kendi iç tasnifinde veya form/türlerinin tespitinde dilin kullanma ve kurgulanma tarzlar?n?n esas al?nmas?n? teklif eder.[3] Çünkü edebî eserin konusundan veya yine onun tâlî birtak?m ?ekil özelliklerinden yola ç?karak edebiyat form/türlerini izaha kalk??mak, edebiyat bilimcisini yar? yolda b?rakacakt?r.

?erif Akta?’?n yakla??m?na göre, “destan”, “k?ssa”, “masal”, “menk?be”, “halk hikâyesi”, “mesnevî”, “f?kra”, “öykü” ve “roman”, edebiyat?n Anlatma Esas?na Ba?l? Eser/Türler grubunu te?kil ederler.[4] Söz konusu eser/türlerde dil, bir ?eyleri anlatma, hikâye etme, nakletme istikâmetinde kullan?l?r. Dolay?s?yla ad? geçen eser/türleri, Gösterme Esas?na Ba?l? Eser/ Türler (tiyatro) ve Co?kulu Anlat?m Tarz?na Ba?l? Eser/Türler’den (?iir, mensur ?iir) ay?ran en temel nitelik, dili kullanma ve kurgulama biçimi/tarz?d?r.

Bu sebeple anlatma, ilk önce hikâyeyi, “tiyatro” formundan kesin olarak ay?r?r. Çünkü tiyatronun en belirgin ve vazgeçilemez niteli?i, “gösterme/sahneleme” esas? üzerine kurulmu? olmas?d?r. ?ah?s kadrosunun ya?ad??? olaylar, sahnede bire bir gösterilir veya temsil edilir. Dolay?s?yla tiyatro, hikâye gibi anlatmaz, gösterir, sahneler. Bununla birlikte hikâye de zaman zaman gösterme/sahnelemeden faydalanabilir. Özellikle konu?ma/diyalog ve “modern hikâye”de gördü?ümüz dramatizasyon, hikâyeyi belli ölçüde tiyatroya yakla?t?r?r. Ancak bir hayli s?n?rl? olan bu gösterme, hiçbir zaman tiyatro seviyesine ula?amaz.

K?sacas?; uzun tarihi içinde anlatma esas?na ba?l? bütün eser/türleri kucaklam?? olan hikâye anlat?r, nakleder ve tahkiyede bulunur. Onda dil, temelde anlatma, hikâye etme ve nakletme çerçevesinde kullan?l?p kurgulan?r. Her devir ve toplumun hikâyeciden bekledi?i; gösterme, yorumlama, aç?klama, ispatlama, tasvir ve tahlil etmesi de?il; anlatma ve hikâye etmesidir.

Bu noktada ikinci bir soru ile kar??la??r?z; “Hikâye, ne veya neyi anlat?r?” Kabul etmek gerekir ki, bütün güzel sanatlar?n ve tabiî olarak edebiyat?n hem kayna?? hem yarat?c?s? hem konusu hem de hitap etti?i biricik odak merkezi “insan”d?r. Edebiyat?n bir alt birimi olan hikâyenin kayna?? ve konusu da, elbette ki insan olacakt?r. ?nsan?n duygular?, dü?ünceleri, hayalleri, intibalar?, ya?ad?klar?, içinde ya?ad??? hayat (bu hayat?n insanlar? ve olaylar?) ve buna duydu?u tepkiler.  Bu noktada hikâye, -yukar?da vurgulanan anlatmay? esas almas? d???nda- gösterme ve co?kulu anlat?m tarz?na ba?l? eser/türlerle mü?terektir. Zira edebî eser/türler için bir konu s?n?rlamas? getirilemez veya edebî olan-olmayan ?eklinde bir konu tasnifi yap?lamaz. Dolay?s?yla insan? merkez alan veya onu ?u veya bu ?ekilde ilgilendiren her konu, edebî eserin malzemesidir. Daha da önemlisi, sanat veya edebîlik, anlat?landa de?il, anlatma/söyleme tarz?nda kayna??n? bulur.

O zaman sorumuzu biraz daha açmak zorunday?z. “Hikâye ne veya neyi, nas?l anlat?r?” Bu soru bizi, bir taraftan türün dil ve üslûbuna götürürken; bir taraftan da iç yap?s?na ve iç yap?s?n? te?kil eden temel yap? unsurlar?na götürecektir.

Hikâye, olay/olaylar’? anlat?r. Bizim de içinde ya?ad???m?z dünyada ya?anm??, ya?anabilir veya bütünüyle hayal mahsulü olay/olaylar. Formun iskeletini, sanatkâr?n belli bir düzen içinde kurgulad??? ve ad?na olay örgüsü veya vak’a zinciri dedi?imiz, olay/olaylar te?kil eder. “Destan, masal, halk hikâyesi, hikâye ve romanda vak’a as?l unsurdur, di?erleri vak’an?n etraf?nda birle?erek eseri vücuda getirirler. (…) Vak’ay? yok sayd???m?zda, bu vadiye giren edebî nevilere ait eserlerden bir y???n söz kal?r.”[5]

?nsano?lunun hikâyeye bu kadar ilgi duymas? ve onu sevmesinin sebebini bu noktada çözümleyebiliriz. Temelde yatan faktör, “merak”t?r. “Ne olmu??, Nas?l olmu?, Neden olmu??, Sonra ne olmu??” sorular?nda barizle?en insan?n merak duygusu, onu hikâyeye götürür. Merak duygusu, ço?u zaman onun “ho?ça vakit geçirme” arzusuna hizmet etmi? ve etmektedir. “Tahkiyeli ifadede as?l mesele ilgi, merak ve tesir uyand?rabilmektir. Bunlar?n sa?lanmas? için bir ana vak’a ve onun parçalar? olan olaylar düzenlenir.”[6] Ancak söz konusu sorular ve sanatkâr?n bunlara verdi?i cevaplar, alelâdelik veya basit bir merak?n sâiki ve cevab? olmaktan kurtuldukça, ciddî mânâda “gerçek”in kap?lar?n? aralamaya ba?lar. ?nsan?n bizzat kendisi ve kendisini ku?atan hayata dair gerçekler.

O zaman hikâye için, insan?n merak duygusunun var etti?i ve sonu kimi zaman ho?ça vakit geçirmeye, kimi zaman da mutlak gerçek’e ç?kan sorular yuma??na, olaylar?n estetik kurgusu ve anlat?m?yla cevap bulma/verme gayretinin ürünü olan edebî türdür, tarz?nda bir tarif getirebiliriz.

E?er hikâyede olay örgüsünden bahsediliyorsa, elbette bunlar? ya?ayan veya var eden insan veya insan hüviyetindeki varl?klara; yani ?ah?s kadrosuna ihtiyaç duyulacakt?r. Zira olay/olaylar?n kendili?inden olu?mas?n? beklemek, fizik kanunlar?na ayk?r?d?r. Üstelik hikâyenin konusunun insan oldu?u gerçe?ini bir kere daha hat?rlayal?m. Unutmayal?m ki, olay örgüsüne anlam ve de?er kazand?ran insand?r. Bu sebeple hikâyede amaç olay örgüsü de?il, insan ve onun meseleleridir.

Hikâye formunun vazgeçilemez unsurlar? durumundaki olay örgüsü ve ?ah?s kadrosu, -sadece isimden ibaret bile olsa- belli bir mekân ve zamana ihtiyaç duyacakt?r. Olaylar?n sahnesi durumundaki reel veya irrel bir mekân ve ?ah?s kadrosunun bahis konusu olaylar? içinde ya?ad??? reel veya irrel bir zaman. Böylece hikâyenin iskeletini olu?turan temel unsurlar tamamlanm?? olur; yani olay örgüsü, ?ah?s kadrosu, mekân ve zaman her tür hikâyenin iskeletini te?kil ederler. Bu noktada genel mânâdaki hikâyenin ilk tarifine ula?m?? oluruz. Hikâye; belli bir zaman ve mekân ba?lam? içinde, belli bir ?ah?s kadrosunun ya?ad??? olay/olaylar? anlatan tahkiyevî bir edebî formdur.

Söz konusu temel unsurlara ilave edilmesi gereken çok önemli bir ba?ka unsur daha vard?r ki o, anlat?c?d?r. Formun üzerine oturtuldu?u anlatma fiilini gerçekle?tirecek olan anlat?c?. Sözlü dönem hikâyesinin anlat?c?s?, etiyle kemi?iyle dinleyici kar??s?ndaki insand?r; fakat yaz?l? dönemin hikâyesinde, gerçek insan anlat?c?n?n yerini itibârî anlat?c? alm??t?r. ?tibârî anlat?c?, -biz kendisini görmesek de- kimi zaman itibârî dünyan?n tanr?s? yetkileriyle donat?lm?? olarak, kimi zaman da ?ah?s kadrosundan herhangi biri olarak okuyucu/dinleyici kar??s?na ç?kar. Kendine has bak?? aç?s? ve tercihleri çerçevesinde hikâyesini anlat?r. Dolay?s?yla anlat?c?n?n olmad??? bir zeminde hikâyeden bahsedilemez.

Yukar?da belirtilen ve her nevi hikâyenin iskeletini te?kil eden unsurlar?n (olay örgüsü, ?ah?s kadrosu, zaman, mekân bak?? aç?s? ve anlat?c?) mahiyetleri, gerçekle olan ili?kileri, hacimleri, kurgulan?? tarz ve esaslar?, türün tarihi boyunca kültür, medeniyet, sanat anlay??? ve sanatkârlara göre, farkl?l?klar arz etmi?tir. Söz konusu farkl?l?klar, bir taraftan hikâyenin tarih içindeki de?i?ik görünümlerini belirlerken, di?er taraftan da anlatma esas?na ba?l? eser/türlerin olu?umuna zemin haz?rlam??t?r. Meselâ; “masal” veya “destan”?n anlatt??? olaylar?n gerçekli?i ile “modern hikâye” ve “roman”?n anlatt??? olaylar?n gerçekli?i aras?nda büyük fark vard?r. Yine “masal” ve “modern hikâye” ile “destan” ve “roman?n” olay örgülerinin hacimleri aras?nda çok aç?k orant?s?zl?k söz konusudur. “Destan” ve “masal”?n anlat?c?s?, içimizden birisi; “modern hikâye” ve “roman”?n anlat?c?s? ise itibarî bir varl?kt?r.

Ancak ortak olan taraf, yazar veya toplum muhayyilesinin (anonim eserler) söz konusu unsurlarla giderek belirginle?en itibârî (fiktif) bir dünya kurmu? olmas?d?r. Yani, içinde ya?ad???m?z dünyadan derlenen malzemenin, belli bir seçme, ay?klama ameliyesinden sonra, sanatkâr?n zihnindeki konuya uygun ve estetik bir biçimde yeniden kurgulanmas?. Dolay?s?yla hikâye bize, her zaman itibârî bir dünya sunar. Bu dünyan?n insanlar?, olaylar?, mekânlar? ve zaman?, içinde ya?ad???m?z dünyadakilere benzemekle birlikte gerçekte onlardan farkl? ve ba?kad?rlar. Hikâyeyi, “tarih”, “hat?ra” “biyografi” ve “otobiyografi”den ay?ran temel farkl?l?k da buradad?r. Ayr?ca itibârîlik, bütün eserlerin edebîli?i noktas?nda, olmazsa olmaz de?erlerden birisidir. Sanatkâr?n ba?ar?s?, kendisinin veya ba?kalar?n?n ya?ad?klar?n?, bire bir taklit etmesinde de?il, bunlardan hareketle zihnindeki konu/temaya uygun, son derece tutarl? ve estetik bir itibârî âlem yaratabilmesindedir.

Bu noktada hikâyenin, “?iir”den çok aç?k biçimde ayr?ld???n? söylememiz gerekir. Zira hikâyeci konu, tema ve mesaj?, ?airin yapt??? gibi do?rudan do?ruya ve direkt olarak ortaya koyamaz. Konu, tema ve mesaj?n?, yukar?da belirtilen temel unsurlara yüklemek mecburiyetindedir. Dolay?s?yla hikâyedeki olaylar, ?ah?slar, mekânlar ve zaman, gerçekte sanatkâr?n zihnindeki konu, tema ve mesaj?n somutla?t?r?lmas?nda birer figür veya semboldür. Söz konusu durum, bütün anlatma esas?na ba?l? eser/türler gibi, hikâyenin de önemli ölçüde sembolik bir form oldu?u gerçe?ini hat?rlat?r. Ondaki sembolik yap?, “masal” ve “mesnevî”lerimizde kendini çok daha aç?k biçimde if?a eder. Demek ki hikâyede konu, tema ve mesaj, olay örgüsü, ?ah?s kadrosu, mekân ve zaman unsurlar?n?n kurgulanmas?ndan do?an itibârî dünyan?n bütününe yüklenmi? veya bütün içinde gizlenmi?tir. Yani direkt olarak de?il, endirekt olarak okuyucunun zihni ve sezgisine b?rak?lm??t?r. Hâlbuki ?air, duygu, hayal, dü?ünce ve intibalar?n? do?rudan do?ruya dile döker, aç?klar, yorumlar, izah eder. (Burada söylemek istedi?imiz; ?iirin imajlarla yüklü fiktif dünyas?ndan öte bir husustur.)

Ayr?ca ?iirde çok büyük ölçüde kendi ruh dünyas?n?n üzerine kapanan sanatkâr, hikâyede dikkatini daha çok içinde ya?ad??? hayat ve bu hayat?n insanlar? üzerinde yo?unla?t?r?r. “Hikâyeciler, ?airlerin aksine, kendi ‘ben’lerinden çok ‘ba?kalar?’ndan bahsederler. Bilhassa ‘insanlar aras?ndaki anla?mazl?k ve çat??ma’ hikâyede önemli bir yer tutar. (…) Dikkatini kendi ‘ben’inden çok ba?kalar?na yönelten hikâyeci, insan? anlama?a çal??an psikolog, sosyolog veya filozofa yakla??r. Öyle san?yorum ki hikâyeci, insan? ilim adamlar?ndan daha iyi anlar. Çünkü onun konusu ‘genel’ olarak insan de?il, ‘özel’ olarak insand?r, yani ‘?ahsiyet’ ve ‘fert’tir. ”[7] Dolay?s?yla hikâye, ?iire göre daha objektiftir. ?iir ise sübjektif ve lirik. Hikâyeci, ?airin sübjektifli?ini olabildi?ince geri plâna itmek durumundad?r. Nitekim hikâyeci, itibârî anlat?c? vas?tas?yla yava? yava? kendisi ile eseri aras?ndaki göbek ba??n? koparm??; koparmak zorunda kalm??t?r. Ayr?ca hikâyenin dili ço?unlukla mensur; ?iirinki ise ço?unlukla manzumdur.

Hikâye formunun geneli üzerinde konu?urken belirtilmesi gereken önemli bir ba?ka husus; do?u (özellikle ?slâm kültür ve medeniyetine mensup milletler) ve bat? (Antik Yunan-Lâtin kültür ve medeniyetinden h?z alan pozitivist zihniyet yap?s?na ba?l? milletler) hikâyelerinin birbirinden farkl? oldu?u gerçe?idir. Bunun arkas?nda Tanr?, varl?k ve insan anlay???ndaki farkl?l?klar; dolay?s?yla buna paralel olarak ?ekillenen sanat anlay???ndaki farkl?l?klar mevcuttur. Sonunda da mimesis ve tecrit kavramlar?yla özetlenebilecek iki ayr? sanat veya yaratma tarz? ile kar?? kar??ya geliriz. Bilindi?i gibi bat?, ta Eflâtun ve Aristo’dan bugüne olan sanat? ve bu arada hikâyesini, haricî âlemin “taklit”i veya “yans?tma”s? esas? üzerine in?a eder. Pozitivist zihniyetin geli?mesine paralel olarak da bu yakla??m tarz?n?, gerçe?in sebep-sonuç ilkesi dâhilindeki bire bir taklidi/yans?t?lmas?na kadar götürür.

Hâlbuki do?u hikâyesi ve sanat?, böyle bir anlay??tan; yani “görünen ve “olan”?n salt d?? görüntüsünü yans?tmak veya taklit etmekten uzakt?r. Do?uda hikâyeci, görüneni/olan? de?il, bunun arkas?ndaki “öz”e ula?ma amac?ndad?r. Dolay?s?yla haricî âlemin görünen kabu?unu a?arak arkas?ndaki öze ula?mak ister. Zira onun için as?l hedef “kesret” de?il, “vahdet”tir. Bu sebeple do?u hikâyesinde sembolik yap? çok daha belirgin ve esast?r (Hüsn ü A?k). Do?u hikâyesinde, bat? hikâyesinin vazgeçilemez taraflar?ndan biri olan insan?n kaderiyle yüz yüze gelmesine; ç?kmaza veya trajik duruma dü?mesine izin verilmez. Bu noktada o, s?k s?k “ola?anüstü”, “mucize” ve “harikulâde”nin kanatlar?na s???n?r. Ayr?ca “k?ssadan hisse”, do?u hikâyesinin temel amaçlardand?r.

Buraya kadar olan sat?rlarda söylediklerimiz, çok büyük ölçüde genel mânâdaki hikâyenin oldu?u kadar, anlatma esas?na ba?l? di?er eser/türlerin de temel ve vazgeçilemez unsur ve nitelikleridir. Unutmamal?d?r ki “destan”, “masal”, “menk?be”, “efsane”, “halk hikâyesi”, “mesnevî”, “f?kra” ve “roman” da olay örgüsü, ?ah?s kadrosu, zaman, mekân ve anlat?c? mü?terekli?i içinde bize temelde hep hikâye anlat?rlar. ??te, modern hikâye formunu kendine has somut nitelikleriyle izah etmek durumunda bulunan edebiyat bilimcisinin s?k?nt?s?, bu a?amada kendini çok daha aç?k bir biçimde hissettirir. Zira modern hikâyenin kendine has niteliklerini tespit edebilmek, onu, modern hikâye ile di?er anlatma esas?na ba?l? türlerin tek tek mukayesesi mecburiyeti ile yüz yüze getirir. Unutulmamal?d?r ki, türün ayr?c? nitelikleri, söz konusu mü?terekliklerin d???nda veya mü?terek unsurlar?n iç farkl?l?klar?ndad?r.

Anlatma esas?na ba?l? eser/türleri, modern hikâye ekseninde tek tek mukayese etmeye kalk??man?n, bu yaz?n?n s?n?rlar?n? çok zorlayaca?? aç?kt?r. Bu sebeple yaz?m?z?n bundan sonras?n? modern hikâyenin genel hikâyeden farkl? olan taraflar?n? i?aret etmeye ay?raca??z.

Günümüzdeki hikâye veya modern hikâye kavram?n?n kar??lad??? tür, bat?da ancak XIX. yüzy?lda, Türk edebiyat?nda ise XIX. yüzy?l?n sonlar?nda kesin formuna ula?m??, müstakil bir tür hâline gelip tam mânâs?yla ba??ms?zl???n? kazanm??t?r. Guy de Maupassant, Walter Scott, Edgar Allen Poe, Hoffmann, Anton Çehov gibi yazarlar, modern bat? hikâye türünün; Halit Ziya, Ömer Seyfettin, Refik Halit, Memduh ?evket, Sait Faik ise, modern Türk hikâyesinin klâsik yap?s?na kavu?mas?nda büyük eme?i geçmi? isimleridir.

Modern hikâyenin, gerek geçmi? gerekse günümüzdeki anlatma esas?na ba?l? türlerden farkl? ve ay?rt edici ilk ve en önemli özelli?i, k?sa mensur metin olmas?d?r. Bir oturu?ta okuyuverece?imiz bir metin. “K?sa mensur metin” olma, onu “roman”, “destan”, “mesnevî” ve yer yer “halk hikâyesi”nden ay?r?r. Ancak burada “k?sal?k”?n tam ölçüsünü vermek zordur. Nitekim tür bu noktada kendi iç istikrars?zl??? ya?amaktan kurtulamaz. Uzun hikâye, k?sa hikâye, mini hikâye gibi hacme ba?l? isimlendirmeler, söz konusu istikrars?zl??? yans?t?r.

Asl?nda modern hikâyenin k?sal???n?, metnin hacminden ziyade, onun iç yap?s?n? te?kil eden; konu, olay örgüsü, ?ah?s kadrosu, zaman ve mekân unsurlar?n?n darl???nda veya daralt?lm??, s?n?rland?r?lm?? olmas?nda aramak gerekir. Yani temel yap? unsurlar?n?n mahiyeti ve niteli?indeki farkl?l?klarda. Modern hikâye yazar? öncelikle, hikâyesini üzerine bina edece?i olaylar zincirini, bunu var edip ya?ayacak olan insan say?s?n?, olaylar?n ya?anma zaman? ve mekân?n?, romana göre son derece s?n?rl? tutmak mecburiyetindedir. Bu sebeple modern hikâyede olaylar, uzun ve karma??k de?ildir. Konunun ayr?nt?lar?na girilmez. Kahramanlar bütün yönleriyle de?il, büyük ölçüde tek bir yönleriyle irdelenir. Her türlü anlat?mda ayr?nt?ya, savruklu?a yer verilmez. Söz konusu dar bir dünya içinde yo?unla??l?p, türün imkânlar?n? zorlanmadan estetik ve itibarî bir dünya kurulmas? gerekir. Dolay?s?yla hikâyeciden bekledi?imiz, “destan” ve “roman”da oldu?u gibi, koca bir toplumun veya devrin hayat?n? kucaklamak; bir insan?n uzun y?llar içindeki hayat?n? bütün yönleri ve olaylar? ile sunmak de?ildir. Toplum veya insan hayat?ndan al?nan bir “kesit” veya bir “dilim”in estetik takdimi, onun esas amac? olmal?d?r.

“Hikâye ile roman?n fark? vard?r. Roman bir vak’an?n alettafsil hikâyesidir ki, aza-y? vak’a ile e?hâs-? vukuâat üzerine kariinin teveccüh ve hissiyât?n? celb ve cem’e her?eyden ziyâde dikkat olunur. Hikâye ise vak’an?n sadece nakil ve rivâyetinden ibarettir; tefsilâta tahammülü yoktur. Âdeta hikâye bir roman?n hülâsas? demektir. ?nfiâlât-? ?edideye de tahammülü yoktur. Ne söylenecekse birkaç sahife içinde söylenip bitirilivermelidir; fakat her hülâsada oldu?u gibi bunda da marifet vukuât?n canl? noktalar?n? tefrik ve intihabd?r.”[8]

K?sacas? hikâye; “?ah?s, zaman, mekân bak?m?ndan daralm??; konu edindi?ini (objeyi veya süjeyi) s?n?rland?rarak hareket unsurlar?n? en aza indirmi?; dü?ünce, duygu, hayal ve takdim tekni?i bak?m?ndan en yo?un olan tahkiyeli ifade türüdür.”[9]

Olay örgüsü, ?ah?s kadrosu, zaman ve mekân unsurlar?n?n “gerçek” veya “gerçe?imsi” ile olan s?k? ili?kisi, modern hikâyeyi, “destan”, “masal”, “efsane” ve “menk?be”den ay?r?r. Bat? pozitivist zihniyetinin eseri olan modern hikâye, mucize, ola?anüstü ve harikulâdeden uzakt?r. O, son iki yüzy?l?n büyük ölçüde yaln?zla?m?? insan?n?, bu insan?n günlük hayat içindeki ya?ad?klar?n?, s?k?nt?lar?n?, bunal?mlar?n?, ç?kmazlar?n?, kendisi ve toplumla olan çat??malar?n?, anlat?r. Kimi zaman itibarî âlemin d?? görüntüsü ve olaylar? üzerinde yo?unla??rken, kimi zaman da buradan hareketle insan?n iç dünyas?na e?ilir. Bu noktada o, gücünü muhayyileden çok realiteden al?r. Kurgusunda, pozitif akl?n sebep-sonuç ilkesini tercih eder.

“Her hikâyeci bize eseri ile hayat?n ve insan?n ayr? bir yönünü gösterir. Hikâye anla??lmas? son derece güç olan hayat?n ve insan?n içine âdeta bir pencere açar. Günlük hayatta biz hayat? ve insan? d??tan görürüz ve pek az an?n? biliriz. Hikâyeci bu d?? görünü?ün arkas?ndaki gerçekleri ke?feder. Güzel hikâyelerin hemen hepsinde, bilinmeyen bir gerçe?in ifadesi vard?r.”[10]
Modern hikâye
, yakla??k iki as?rl?k tarihi içinde, iki ana çizgide belirginle?ir. Bunlar; Maupassant tarz? hikâye (vak’a hikâyesi)ve Çehov tarz? hikâye (durum hikâyesi) formlar?d?r. ?lkinde daha ziyade belirgin bir vak’a üzerine kurulan tür, ikincisinde günlük hayat?n tabiîli?ini esas al?r.

Modern hikâyenin dili, bütünüyle mensurdur. Üstelik bu dil, tamamiyle sanatkâr?n ferdili?ini yans?tan bir üslûba sahiptir. “Destan”, “masal”, “efsane”, “menk?be” ve “halk hikâyesi” gibi, mü?terek ?uurun, ço?u zaman kal?pla?m?? anonim dili, modern hikâyenin d???ndad?r.

Hulâsa hikâye;
öncelikle insan?n sözü ke?fetti?i günden bugüne en çok ba?vurdu?u bir anlat?m tarz?; edebiyat sanat? içinde “mit”ten “modern hikâye”ye kadar uzanan pek çok anlatma esas?na ba?l? eser/türün mü?terek üst formu; son iki as?rd?r da, anlatma esas?na ba?l? eser/türler ?emsiyesi alt?nda müstakil bir edebî türdür. Modern hikâye; gerçek ya da gerçe?e uygun olay ve durumlar?n; insan, zaman ve mekân unsurlar?yla birlikte itibârî bir dünya çerçevesinde ve üzerinde durulan konu, tema ve mesaja uygun bir biçimde kurgulan?p; ayr?nt?ya girilmeden ve bütünüyle yo?unla?t?r?larak, okuyucuya estetik haz verecek tarzda anlat?lmas?ndan do?an k?sa ve mensur bir edebî türdür.
?nceleme-
Olay örgüsü, ki?iler, zaman ve mekan unsurlar?ndan olu?an bir yap?s?n?n olmas? hikayelerin temel ortak özelli?idir.

2.
Kamyon hikayesinin yap?s?n? olay örgüsü, ki?iler, mekan ve zaman unsurlar? olu?turmaktad?r.

6.
Etkinlik-
Kamyon adl? hikayenin olay örgüsü:

- Kamyonun yolculuk için haz?rlanmas?

- Genç bir köylünün yolculuk için gelmesi
- Yolculu?un ba?lamas?
- Genç köylünün kamyondan atlayarak uçurumdan dü?mesi.

Olay örgüsünü meydana getiren bu parçalar, tema etraf?nda birle?erek hikayeyi olu?tururlar

Kamyon adl? hikayenin ana kahraman?, genç köylüdür.Kamyon ?oförü, yamak, manifaturac?, genç köylünün babas? ve arkada?? ile kamyondaki yolcular yard?mc? kahramanlard?r.Bu kahramanlar teman?n verilmesinde ve olay örgüsünün ak???nda ana kahramana yard?mc? ki?ilerdir.

Karakter: Duygu, dü?ünce, konu?ma ve davran?? bak?m?ndan bireysel nitelikler gösteren, kendine özgü ki?ilik özellikleriyle di?er insanlardan ayr?lan, yer ald??? eserin olay örgüsü ve içeri?i ile ele al?n?p çözümlenebilecek ve bu bak?mdan ba?ka eserlerden ay?rt edebilecek kahramanlard?r.

Tip: Belirli davran??lar sergileyen, zihniyet ve çevreyi temsil eden, benzerleri di?er hikayelerde de bulunabilen, kal?pla?m?? kahramanlard?r.

Buna göre kamyon adl? hikayenin ana kahraman? bir karakterdir.

3. Hikayedeki mekanlar:
- Zincirli Han
- Kamyon Kasas?

Bunlar d???nda bir geriye dönü?le anlat?lan genç köylünün köyü vard?r.
Bu mekanlar olaylar?n ya?and??? yerler olarak kar??la?ma ve çat??malar?n tema etraf?nda verilmesi yard?mc?d?r.

4. Bu mekanlar, tema etraf?nda hikaye kahramanlar?n karakter özelliklerine uygun olarak yap?y? olu?turan unsurlard?r.

5. Hikayede belirgin bir zaman ifadesi söz konusu de?ildir.Hikayede “yolculu?un ikinci günü ak?am?na do?ru” ?eklinde bir ifade mevcuttur. Bu anahtar ifadeden yolculu?un ba?lad??? ilk gün hikayenin ba?lang?c? kabul edilebilir.Hikayede genç köylünün babas? ve arkada?? ile ilgili k?s?mda ise geçmi? zamana bir dönü? söz konusudur. Bu zaman dilimleri hikayenin yap?s?na bütünlük kazand?rmak amac?yla kullan?lm??t?r.

8. Etkinlik-

Hikayenin temas?, yoksulluk ve çaresizliktir.Bu tema, hikayenin yaz?ld??? dönem ve yazarlar?n benimsedi?i gelenekle paraleldir.Temay?, günümüz ?artlar?n? da göz önünde bulundurarak güncelle?tirebilirsiniz.

9. Etkinlik- fikirle.com

Hakim(?lahi) Anlat?c?n?n Bak?? Aç?s? -  özellikleri: Her?eyi bilen, her?eyden haberdar, kahramanlar?n, psikolojisi ve olay örgüsüne hakimdir.

Mü?ahit(III. ?ah?s) – Anlat?c?n?n Bak?? Aç?s?: Kamera tarafs?zl???yla her ?eyi gözleyen ve oldu?u gibi yans?tan anlat?c?d?r.

Kamyon hikayesinin farkl? anlat?c?lar?n a?z?ndan anlat?lmas? hikayenin kurgusunun ve temas?n?n verilmesinde bir bütünlük sa?lamak amac?ylad?r.

6. Hikayede betimleyici ve öyküleyici anlat?m türleri kullan?lm??t?r.
Öyküleyici anlat?ma örnek olarak hikayenin bütünü, bu bütünün içerisinde betimleyici anlat?ma örnek olarak da hikayenin ?u k?s?mlar? verilebilir:

“Kamyon, Zincirli Han’?n dar ve ba??k kap?s?ndan, yan duvarlara sürtünüp s?valar? dökülerek ve üzerine ba?lanm?? sepetlerle çuvallar? 4 tarafa f?rlatarak ?k?na s?k?na ç?kt?…(Bu cümlelerle ba?layan k?sm? örnek olarak verebiliriz.)

Sayfa 42

10. Etkinlik

Hikaye Türleri:

a)
Halk Hikayesi

b)
Maupassant(olay) Tarz? hikaye

c)
Çehov(Durum) tarz? hikaye

d)
Ben merkezli Hikaye

a) Halk Hikayesinin özellikleri:

16. yüzy?ldan itibaren görülmeye ba?lanan, genellikle a??klar taraf?ndan naz?m-nesir kar???k bir ifade tarz? ile dinleyicilere kar?? anlat?larak nesilden nesile intikal eden, yer yer masal ve destan özellikleri gösteren hikayelerdir.

b) Maupassant(olay) Tarz? hikaye:

Bir  olay?  ele  alarak,  serim,   dü?üm,   çözüm   plân?yla  anlat?p  bir  sonuca  ba?layan  öykülerdir.  Kahramanlar  ve çevrenin  tasvirine  yer verilir   Bir  fikir  verilmeye  çal???l?r; okuyucuda  merak   ve heyecan  uyand?r?l?r. Bu   tür,  Frans?z  yazar Guy de Maupassant ( Guy dö Mopasan) taraf?ndan   yayg?nla?t?r?ld???  için  Mopasan Tarz?  Hikâye  de  denir

Bu  tarz?n  bizdeki  en  önemli  temsilcileri:  Ömer  Seyfettin,   Refik  Halit   Karay, Hüseyin Rahmi  Gürp?nar  ve  Re?at  Nuri  Güntekindir..

c) Çehov(Durum) tarz? hikaye:

Bir olay?  de?il   günlük  ya?am?n  her  hangi  bir  kesitini   ele  al?p  anlatan  öykülerdir   Serim,  dü?üm,  çözüm  plan?na  uyulmaz  Belli  bir  sonucu  da  yoktur. Merak  ve  heyecandan  çok  duygu  ve  hayallere  yer  verilir;  fikre  önem   verilmez,  ki?iler  kendi  do?al  ortamlar?nda  hissettirilir.  Olaylar?n ve  durumlar?n  ak???  okuyucunun  hayal  gücüne  b?rak?l?r.

Bu  tarz?n  dünya  edebiyat?nda  ilk temsilcisi   Rus  yazar  Anton    Çehov   oldu?u   için  Çehov   Tarz?   Hikâye  de denir.

d) Ben merkezli Hikaye: Ben merkezli hikayelerde anlat?lan olay yada bunun üzerine kurulan olay örgüsü, ki?isel bunal?m ve ç?kmazlar?n anlat?lmas?nda bir araç olarak kullan?l?r.Yazar, hayalindekini gerçekle?tirmek, ona bir çe?it canl?l?k vermek için bu arac? kullan?r

Sayfa 47

7. Soru:

Ferhat ile ?irin adl? metinde her ?eyi bilen ve her?eye hakim “ilahi bak?? aç?s?na” sahip bir anlat?c? ile olaylar? tarafs?z bir ?ekilde anlatan “mü?ahit anlat?c?” vard?r.

Sayfa 48
11. Etkinlik

Ferhad ile ?irin adl? metinde anlat?lanlar kurgulan?rken ola?anüstü özelliklerden dolay? do?al gerçeklikten uzakla??lm??t?r.
Hikayede “a?k” gibi evrensel bir teman?n i?leni?i okuyucu ya da dinleyicide estetik bir duygunun olu?mas?n? sa?lar.

12. Etkinlik

Halk hikayelerinde belirsiz zaman ifadeleri ile genellikle hayali ola?anüstü mekanlar kullan?l?r.
Hikayede kullan?lan zaman ifadelerinin kronolojik zaman çizgisi üzerinde gösterilmesi mümkün de?ildir.

13. Etkinlik

Ferhad ile ?irin hikayesinin ana kahramanlar?: Ferhad, ?irin ve Mehmene Banu’dur. Bu kahramanlar d???nda olay örgüsünün ak???na yard?mc? olan di?er kahramanlar ise ?unlard?r:
- Müneccimba?? Yusuf A?a
- Mimarba??
- Behzad Usta
- Gülendam Hatun
- Yaren Hatun
- Behram A?a
- Selvinaz
- Rüstem Aga
- ?erif
- Hüsrev
- ?apur

Hikayenin ana kahramanlar?n?n ola?anüstü nitelik ta??d?klar? için do?al gerçeklikten uzakla?t?klar? görülmektedir.

14. Etkinlik

Ferhad ile ?irin adl? hikayenin temas? “a?k”t?r.
Hikayedeki “sultan,saray, nakka?, müneccimba??, mimarba??, vezir, zindan” gibi sözcükler hikayenin ait oldu?u dönemi gösteren anahtar sözcüklerdir.

8. Soru:

Yap?s?n?n olay örgüsü, ki?iler, zaman ve mekan unsurlar?ndan olu?mas?, edebi bir dilin kullan?lmas?, döneminin zihniyetini yans?tmas?, evrensel bir teman?n olmas? hikayeyi sanat metni yapar.

Sayfa 49 50 51 52 – 087956′n?n SIFIRI

15. Etkinlik-

- Hikayedeki olay, ki?i ve mekanlar gerçeklik duygusu uyand?rmaktad?r.

- Hikayedeki çaresizlik – umut çat??mas? hikaye örgüsü içinde merak uyand?racak ?ekilde düzenlenmi?tir.

- Hikaye beklenilenin aksine beklenmedik bir ?ekilde bitmi?tir.

- Hikayedeki mekanlar ile ki?iler aras?nda bütünle?me vard?r.

- Hikayede bireysel fanteziler yani, yazar?n hikayenin bütünlü?üne etki edecek bir müdahalesi yoktur.

- Do?al çevrenin anlat?m?nda betimlemelerle gözleme yer verilmi?tir.

- (10. Etkinli?e bir göz at?n?z)

16. Etkinlik-

Hakim(?lahi) Anlat?c?n?n Bak?? Aç?s?:
Her?eyi bilen, her?eye hakim kahramanlar?n, psikoloji ile olay örgüsünden haberdard?r.

Kahraman(Ben, 1. ?ah?s) Anlat?c?n?n Bak?? Aç?s?:
Kendi dil ve üslubuyla olaylar? birinci a??zdan anlatan anlat?c?d?r.

9. 087956 adl? hikayenin temas? “çaresizlik”tir.

10. Hikayedeki olay parçalar?, mekan ve ki?iler ile mekan etraf?nda bütünle?mi?tir.Çünkü hikayedeki olaylar belirli mekanlarda ve belirli ki?iler aras?nda ya?an?r.Bunlar? bir araya getirip kurgulayan ise temad?r.

11. Hikayedeki kahramanlar? “10 lira, büyük ikramiye 500 bin lira, muhterem dinleyiciler,956 y?l?” gibi anahtar ifadeler hikayenin 1950’li y?llarda yaz?ld???n? ve dönemin zihniyetini yans?tt???n? gösteren örneklerdir.

12. Hikaye kahramanlar? “kahraman anlat?c?,?clal,amca,yenge’dir.Bu kahramanlara yard?mc? olarak “a?ç?, kahraman anlat?c?n?n arkada??” vard?r.Hikaye kahramanlar? günlük ya?am?m?zda kar??m?za ç?kabilecek do?al gerçekli?i bulunan kahramanlard?r.

13. Hikayedeki “y?lba??ndan bir hafta kadar önce ay?n ?u kadar?, ay?n yirmi dokuzu demeden,956 y?l?” gibi ifadeler zaman? belirlemekte yard?mc? olan ifadelerdir.

Sayfa 57
18. Etkinlik-
Olay örgüsü: Belirgin bir olay örgüsü vard?r.
Ki?iler: Do?al gerçekli?i bulunan ki?ilerdir.
Zaman: Belirgin bir zaman dilimi vard?r.
Mekan: Do?al gerçekli?i bulunan mekanlar vard?r.

Ümit Fakir’in Ekme?i
Olay örgüsü: Olay yerine içinde  bulunulan durum anlat?l?r.
Ki?iler: -
Zaman: Akan zaman?n içinden bir dilim vard?r.
Mekan: -

•   Ümit Fakir’in Ekme?i adl? hikaye hayat?n do?al ak??? içinde herkesin kar??la?abilece?i bir kesittir.Bu durum hikayenin Çehov (durum) tarz?yla yaz?ld???n?n göstergesidir.
•   Hikayede Maupassant tarz?ndaki gibi belirgin bir kar??la?ma ve çat??ma yerine hayat?n do?al ak??? içinde kar??la??labilecek bir olay, günlük ya?am?n bir kesiti içinde verilmi?tir.
•   Bak?n?z, 10. Etkinlik(Çehov Tarz? Hikaye)

14. Hikayede her ?eyi bilen ve her ?eye hakim olan “ilahi bak?? aç?s?”na sahip bir anlat?c? vard?r.
15. Hikayenin Temas? “yoksulluk”tur.Bu tema etraf?nda olay parçalar? mekan ve ki?iler kurmaca gerçeklikle bir araya getirilmi?tir.

19. Etkinlik-
Hikayedeki “serbest, lastik ayakkab?, iki buçukluk” gibi ifadeler hikayenin yaz?ld??? dönemin baz? özelliklerini yans?tan anahtar sözcüklerdir. Bu ifadeler hikayenin temas? olan yoksullukla örtü?en bir anlat?mla sunulmu?tur.

20. Etkinlik -

Ümit Fakirin Ekme?i adl? hikayenin kahramanlar? kad?n ve serbestçidir.
Yard?mc? kahraman olarak badanac? Hasan, Semahat, As?m Bey de kurguda olay örgüsüne dahil edilmi?lerdir.
Hikayedeki ana kahramanlar olan kad?n ve serbestçi günlük ya?amda kar??la?abilece?imiz do?al gerçekli?i olan ki?ilerdir.

21. Etkinlik-
isimler: kad?n, yol, mezarl?k, ayakkab?, pirinç, salata…
S?fatlar: zay?f kad?n, çiçekli e?arp, gezgin serbestçi, iyi kalpli, çatlak ayna…
Zamir: o, biz, sen, ben…
Zarf: bo? bo?, gibi, ……a do?ru…
Ba?laç: hem k?z? okutuyor hem iyi yiyip içiyorlard?, ve,fakat…

Sayfa 58-
22. Etkinlik

Günlük ya?am?n?z?n bir k?sm?n? durum hikayesi olarak yaz?n?z…

Sayfa 59 -
23. Etkinlik

Ben merkezli hikayelerde anlat?lan olay yada bunun üzerine kurulan olay örgüsü, ki?isel bunal?m ve ç?kmazlar?n anlat?lmas?nda bir araç olarak kullan?l?r.Yazar, hayalindekini gerçekle?tirmek, ona bir çe?it canl?l?k vermek için bu arac? kullan?r.Bu bir yönüyle yazar?, psikolojik bak?mdan rahatlatan, ruhi bunal?mlar?n? okurlar?yla payla?t?ran bir ç?k?? yolu gibidir.

60. Sayfa-
Bireyi birey olarak ele alan hikayelerde anlatanla, anlat?lan iç içe girmi? durumdad?r.Odalardan Biri adl? hikayenin kahraman? olan Mü?fik Börekçi, asl?nda yazar?n psikolojik durum, arzu ve hayallerinin tercüman?d?r.

17.
Hikayenin temas? “yaln?zl?k”t?r.Bu tema, hikayede kurmaca gerçeklikle verilmi?tir.

18.
Hikayedeki kahraman anlat?c? ile otel katibinin kar??la?mas?, yaln?zl?k ile insanlar?n çat??mas?n?n simgesi konumundad?r. Katip ile kar??la?ma, hikaye kahraman?n? yaln?zl???n?n huzursuzlu?una neden olmu?tur.

19.
Odalardan Birinde Adl? hikayede mekan olan otel odas?, kahraman?n oday? oldu?u gibi de?il de olmas? gerekti?i gibi alg?land???n?n göstergesidir.Odadayken hissettikleri, dü?ündükleri oday? onun zihninde yeniden ?ekillendirmi?tir.

20.
Hikayedeki “saat bir buçu?a geliyor” ifadesi hikayedeki belirgin saat konumundad?r.Fakat olay bu ifadede belirtilen zamandan k?sa bir süre önce ba?lam?? ve k?sa bir süre sonra da bitmi?tir. Bu durum, k?sa bir zamana s??d?r?lan büyük ruhi bir dünyan?n oldu?unu da gösterir.

21. Odalardan Birinde adl? hikayede kahraman merkez al?nm??t?r.Ben merkezli hikayelerde anlat?lanlar asl?nda anlat?c? için birer araç durumundad?r.

22.
Bak?n?z: 10. Etkinlik(Ben merkezli Hikaye)

24. Etkinlik – Tablo-

Hikayede kahraman anlat?c? vard?r.Olay, insan ve mekan? alg?lad??? ve ya?ad??? psikoloji çerçevesinde birinci a??zdan anlatm??t?r

25. Etkinlik-

Olay: Bak?n?z;
18. Etkinlik

Mekan:Bak?n?z;

18. Etkinlik

Ki?i:Bak?n?z;

18. Etkinlik

Zaman:Bak?n?z;

18. Etkinlik

Anlat?c?n?n Bak?? Aç?s?: Kahraman Anlat?c?
Tema: Çaresizlik

Ümit Fakir’in Ekme?i
Olay: ——
Mekan: —–
Ki?i:——
Zaman: ——
Anlat?c?n?n Bak?? Aç?s?: Hakim Anlat?c?
Tema: Yoksulluk

Odalardan Biri
Olay: Olay “ben”im etraf?nda ?ekillenmi?tir.
Mekan: Do?al gerçekli?i vard?r.
Ki?i:Do?al gerçekli?i vard?r.
Zaman: Akan zamandan bir dilim al?nm??t?r.
Anlat?c?n?n Bak?? Aç?s?: Kahraman Anlat?c?
Tema: Yaln?zl?k
23.   Hikayedeki yaln?zl?k temas?, fiziki yaln?zl?ktan çok ruhi yaln?zl?k olarak kar??m?za ç?kmaktad?r.Günüzüm modern insan?n?n en büyük problemlerinden birisi olan yaln?zl?k, hikaye kahraman?n?n dile getiri?iyle ayn? zamanda fiziki bir yaln?zl??a da beraberinde getirmektedir.Toplumsal ili?kilerin gev?emesi ve kar??l?kl? anlay?? ve sayg?n?n da azalmas?na bunun  sonucunda bir hayal ve arzu dünyas?nda ya?ayan bireyin ortaya ç?kmas?na sebeb olmaktad?r.

24.   Hikayede öyküleyici ve betimleyici anlat?m türleri kullan?lm??t?r.

Sayfa 61-

Hikayedeki anlat?m bozuklu?u olan tek cümle:
-   ?stasyona 7 dakikada, evine 10 dakikada var?r.(gereksiz sözcük kullan?m?)
-   ?stasyona 7, evine 10 dakikada var?r.
27.   Etkinlik-

Verilen metin ak?c?l?k, duruluk-aç?kl?k bak?m?ndan uygunluk göstermekle birlikte dil ve ifadesindeki sanatl? söyleyi? dolay?s?yla yal?n de?ildir.

25.   Tüm hikayelerde dil, a??rl?kl? olarak göndergesel i?levinde kullan?lm??t?r.

28. Etkinlik -

Zihninizde tasarlad???n?z ?ekilde hikayenizi yaz?n?nz.Hikayenizi yazarken olay örgüsü, ki?iler, zaman ve mekana dikkat ediniz.

Sayfa 62 – 63
ANLAMA YORUMLAMA

29.   Etkinlik-
-   Serim: Hikayenin ba?lang?c?ndan “ya müste?ar kabul etmeseydi, diye dü?ündü.” Cümlesine kadar.
-   Dü?üm: “o gö?sünü ilikledi…” cümlesiyle ba?lay?p son para?rafa kadar olan k?s?m.
-   Çözüm: “Sicil müdürü…” ifadesiyle ba?lay?p, hikayenin sonuna kadar olan k?s?m.
-   Çat??ma Türleri:Hikayede kahraman?n kendi içinde bir çat??ma halinde olmas? söz konusudur.
-   Mekan: Cavit Bey’in odas?(evi)
-   Zaman: “A?ustos,Cuma günü.” ?fadesi belirgin bir zaman ifadesidir.
-   Kahramanlar: Cavit Bey, müste?ar ana kahramanlard?r.Kahramanlar?n fiziki görünü?üne de?inilmemi?tir.Fakat ya?ananlardan Cavit Bey’in de müste?ar?n da yard?msever bir yap?ya sahip olduklar?, bu do?rultuda hareket ettikleri anla???m??t?r.
-   Anlat?c?n?n Bak?? Aç?s?:Hikayede her ?eyi bilen be her ?eyden haberdar olan hakim anlat?c?n?n bak?? aç?s? vard?r.
-   Tema: Hikayenin temas? “kurulan hayaller”dir. Bu tema hikayede aç?kça ifade edilmi?tir.
-   Anlat?c?n?n ifade tarz?: Anlat?c?, ifade tarz?n? anlatma yoluyla göstermi?tir.

30.   Etkinlik

Bak?n?z: 10. Etkinli?e

Sayfa 64 65 66

ÖLÇME DE?ERLEND?RME
1.   …..mü?ahit anlat?c?n?n bak?? aç?s?…..
…..Çehov (durum) tarz? hikayeler…..
…..Maupassant(olay) …..
…..Maupassant(olay) …..
2. S?ras?yla:

Y
D
D
D
Y
D

3. B
4. B
5. C
6. D
7. A
8. E
9. A
10. B

26.    Etkinlik

16.

7. Etkinlik-

1.

Sayfa 67
Haz?rl?k-
1.   “Hayat?m? Yazsam roman olur.” Sözü, roman?n insan? baz alarak ya?ad??? ya da ya?ayabilece?i  olaylar? belirli bir zaman, mekan ve ki?iler çerçevesinde anlatt???na i?aret etmektedir.Çünkü insano?lu, ya?ad??? bu dünyada zamandan, mekandan ve olaylardan ba??ms?z de?ildir.

1.   Etkinlik:-
A?a??da okunmas? istenilen baz? romanlar?n özetleri ile romanlardan k?sa parçalar bu eserlere ula?amayacak veya tamam?n? okuyamayacaklar için verilmi?tir.Buyrun:

3. Etkinlik-
Halide Edip Ad?var’?n “Ate?ten Gömlek” adl? eserine yine ?uradan ula?abilirsiniz:

Sayfa 68

5. Etkinlik:-
Ortak olarak okudu?unuz 3 roman? s?n?fta anlat?n?z.

6. Etkinlik-

A?k-? Memnu roman?n?n olay örgüsü ?u ?ekildedir.

-   Adnan Bey’in e?inin bir süre önce ölmesiyle ?imdiki hayatlar?n?n anlat?lmas?.
-   Adnan Bey’in Göksu’da sandal gezintisi yapmas? ve Firdevs Han?m’la tan??mas?
-   Adnan Bey’in Bihter ile evlenmesi
-   Bihter’in kona?a geli?iyle yeni bir düzenin konakta ba?lamas?.
-   Nihal’in Behlül ile Bihter’in konu?malar?n? duyup aralar?ndaki ili?kiyi ö?renmesi.
-   Be?ir’in bütün olup biteni Adnan Bey’e anlatmas?.
-   Bihter’in intihar etmesi.
-   Adnan Bey ve Nihal’in yeniden ba? ba?a kalmas?.

Sayfa 69

1.   Olay örgüsünü olu?turan parçalar, roman?n temas? etraf?nda bir araya getirilmi? ve birbirini tetikleyen parçalar olarak kurgulanm??t?r.
2.   A?k-? Memnu roman?ndaki olaylar?n kronolojik s?ras? ?öyledir:
-   Adnan Bey’in e?ini kaybetmesi
-   Göksu gezintilerine kat?lmas?
-   Bihter ile evlenmesi
-   Behlül ile Nihal’in ni?anlanmas?
-   Bihter’in Adnan Bey ile evlili?inin üzerinden bir y?l geçtikten sonra yine bir Göksu gezintisi ak?am? benli?ini sorgulamas?.
-   Behlül ile Bihterin ili?kisinin ba?lamas?.
-   Nilah’in bu ili?kiyi Behlül’ün cüzdan?ndan dü?en nottan yola ç?karak ö?renmesi ve bay?lmas?
-   Zenci köle Be?ir’in her ?eyi Adnan Bey’e anlatmas?.
-   Bihter’in intihar etmesi.

Sayfa 69 70 72

7. Etkinlik

•   Verilen ?emaya göre, kronolojik olay zinciri, zaman? bir bütün olarak kapsamaktad?r.Olay örgüsü ise bir bütün halindeki bu zaman?n belirli bir k?sm? ya da an?n? içermektedir.

8. Etkinlik
Ki?iler:
•   Adnan Bey: Hali vakti yerinde, k?rk be? ya?lar?nda bir ?stanbul beyefendisidir. E?inin ölümü üzerine Bihter ile evlenmi? ve kona??ndaki ya?am?na devam etmi?tir.
•   Bihter: Hafif me?repli?i ile tan?nan Melih Bey Tak?m?’n?n bir üyesi ve Firdevs Han?m’?n k?z?d?r.Sad?k kalaca?? zengin bir koca bulmak ve mutlu bir ya?am kurmak arzusuyla Adnan Bey ile evlenir.Fakat ona sad?k kalamayarak Behlül ile bir a?k-? memnu(yasak a?k) ya?ar.
•   Nihal: Adnan Bey’in masum ve meleksi bir portre olarak sunulan, genç k?zl?k dönemine giri?inden Behlül ile ni?anlanmas?na kadar hayat? hep ba?kalar?n?n karar? ile yönlendirilen bir k?zd?r.
•   Behlül:Adnan Bey’in ye?eni olan ve kona?a rahatl?kla girip, ç?kabilen, Nihal ile ni?anlan?p Bihter ile yasak bir a?k ya?ayan, Beyo?lu’nun sorumluluk gerektirmeyen günübirlik ili?kilerinden geri kalmayan pragmatik birisidir.
•   Be?ir: Adnan Bey’in kona??nda çal??an ve ya?anan yasak ili?kiye ve Nihal’in ac?kl? durumuna dayanamay?p her ?eyi Adnan Bey’e anlatan zenci köledir.

*** A?k-? Memnu’dan al?nan yukar?daki olay halkas?n?n temas? “yasak a?k?n ya da ihanetin sonu”dur.
*** A?k-? Memnu roman?ndaki olay halkalar?nda bulunan temalar, roman?n temas?na paralel olarak sunulan, onu de?i?ik aç?lardan tamamlayan parçalard?r.

3.   Soru:A?k-? Memnu roman?n?n temas? “yasak a?k”t?r. Bu tema romanda ya?anan yasak a?k?n insan hayatlar? üzerindeki etkisi üzerinden anlat?lm??t?r.
4.   Soru:A?k-? Memnu roman?n?n temas? “yasak a?k”t?r.Romandaki bu tema, roman?n yaz?ld??? Servet-i Fünun Dönemi edebiyatç?lar?n?n benimsedi?i “sanat, sanat içindir” anlay???yla örtü?mektedir.Çünkü bu anlay?? bireyselli?i beraberinde getirir.Kendisinden önceki Tanzimat Döneminin aksine toplum sorunlar?na e?ilmek yerine bireysel duyu?, dü?ünü? ve zevk baz al?nd??? için böyle bir tema seçilmi?tir.Servet-i Fünun romanlar?nda sosyal çevre, aile ile s?n?rland?r?larak toplum yerine aile fertleri aras?ndaki olaylar anlat?lm??t?r.Servet-i Fünun’un bütün romanlar?nda “a?k,kötümserlik ve kaç??” üç ana unsur olarak kar??m?za ç?kar.A?k-? Memnu roman?n?n temas? da bu bak?mdan roman?n yaz?ld??? dönemin özelliklerine uyar.

Sayfa 73

9. Etkinlik-
A?k-? Memnu roman?ndaki mekanlar ve özellikleri ?unlard?r:
•   Konak: Adnan Bey’in sahibi oldu?u, k?z? Nihal, o?lu Bülent ve mahiyetinde çal??anlarla birlikte ya?ad???, romandaki olaylar?n ana merkezidir.
•   Göksu: Sandal sefalar?n?n yap?ld???, Adnan Bey’in hayat?na yeni bir yön verdi?i, Bihter’in içindeki kad?n? uyand?ran dönemin me?ur e?lence yeridir.
•   Ada: Roman kahramanlar?n?n ruhen s?k?ld?klar? zamanlarda bir kaç?? ve dinlenme yeri olarak kulland?klar? mekand?r.

Sayfa 75 – 77

10. Etkinlik Tablo-
Kronolojik Zaman
•    Adnan Bey’in Göksu gezisi
•   Bihter ile Adnan Bey’in evlili?i
•   Bihter ile Behlül’ün ili?kisinin ba?lamas?
•   Adnan Bey’in her ?eyi ö?renmesi
•   Bihter’in intihar? ana zamanlard?r.
Zamanda Geriye Dönü?ler:
•   Romanda Bihter’in evlili?inin üzerinden bir y?l geçtikten sonra kendisiyle hesapla??rken çocuklu?unu hat?rlamas? romandaki en belirgin geriye dönü?tür.

11. Etkinlik:-
Olay örgüsündeki zaman, bir bütün olan kronolojik zaman?n içinden al?nan bir bölüm konumundad?r.K?saca söylemek gerekirse bütünden bir parçad?r.

Sayfa 78

12. Etkinlik:-Verilen metinden de anla??laca?? üzere, anlat?c?, roman?n olay örgüsü, ki?iler, zaman ve mekan unsurlar?n?n belirli bir temaya göre bir araya gelip bir anlam kazanmas?ndaki temel ta??d?r.Ba?ka bir ifadeyle okurun gözleri durumundad?r.

13. Etkinlik – Tablo-
Hakim(ilahi) Anlat?c?n?n bak?? Aç?s?:
•   her ?eyi bilen, her ?eye hakim anlat?c?d?r.
…..
Sayfa 79

15. Etkinlik-
•    A?k-? Memnu roman?nda öyküleyici ve betimleyici anlat?m kullan?lm??t?r.
•   Romanda dil göndergesel i?levdedir.
•   Söylenmek istenilenin kar?? tarafa(al?c?) tam anlam?yla ça?r???m yapmas?, anlat?la do?rultusunda seçilen anlat?m türü ve dilin i?levi ile ilgilidir.

16. Etkinlik-
•   A?k-? Memnu roman? realizm ak?m? do?rultusunda kaleme al?nm??t?r.
•   Realist anlay?? A?k-? Memnu roman?ndaki olay örgüsü, ki?iler, zaman ve mekan unsurlar? ile roman?n temas?n?n gerçekçi bir dille anlat?lmas?n? ve okurda gerçeklik duygusu uyand?rmas?n? sa?lam??t?r.

Romantizm:
-   Sefiller, Yazar?: Victor Hugo, Konusu: “Jan Valjan’in ya?am?”

Realizm:
-   Madame Bovary, Yazar?: Gustave Flaubert, Konusu: Yasak A?k

17. Etkinlik-
Okudu?unuz herhangi bir romanla ilgili (ör. A?k-? Memnu) ki?isel duygu ve dü?üncelerinizi yans?tan yaz?lar kaleme al?n?z.

Sayfa 80

18. Etkinlik-
Tarihi Roman: Devlet Ana, Osmanc?k
Macera Roman?: Monte Cristo, Kontu, Robinson, Cruose,
Sosyal Roman: Sinekli Bakkal, Saatleri ayarlama Enstitüsü, Kiral?k Konak
Tahlil Roman?: Eylül

19. Etkinlik:-        1. Grup: Ye?il Gece adl? romandan al?nan metin parças? ifadenin bir engele u?ramadan akmas?, gereksiz söz tekrarlar?ndan kaç?n?lmas? ile ses ak???n? bozan, telaffuzu zor seslelere yer vermemesi aç?s?ndan ak?c?d?r.
2. Grup: Verilen metin parças? gereksiz ifadelerin bulunmamas?n? ve anla??lmas? güç cümlelere yer verilmemesi aç?s?ndan duru-aç?kt?r.
3. Grup: Verilen metin parças?n?n sade ve süssüz olmas?, duygu ve dü?üncelerin kesin ve k?sa ifadelerle dile getirilmesi aç?s?ndan yal?nd?r. Roman?n ak?c?, duru-aç?k ve yal?n olmas? yap?s?n?n ve temas?n?n okura tam anlam?yla ula?mas? aç?s?ndan önemlidir.

20. Etkinlik-
Anlat?m Bozuklu?u bulunan cümleler:
•   R?ht?mdaki – K?yamet ve Mah?er gününü dü?ünürken bile tasavvur edemedi – kalabal???, Galata ve ?stanbul s?rtlar?nda birbirinin üstüne kurulmu?, havalara as?lm?? gibi görünen binalar?, kubbeleri bulan?k gözlerinin ne ç?ld?rt?c? bir ahret rüyas? içinde göründü?ünü hat?rl?yordu.(Ek fazlal???)
•   Art?k, ne dü?ündü?ünü ne istedi?ini, bu dünyada vazifesi ne oldu?unu biliyordu.(Ek eksikli?i)
Cümlelerin düzeltilmi? halleri:
•   R?ht?mdaki – K?yamet ve Mah?er gününü dü?ünürken bile tasavvur edemedi?i – kalabal??? Galata ve ?stanbul s?rtlar?nda birbirinin üstüne kurulmu?, havalara as?lm?? gibi görünen binalar?, kubbeleri bulan?k gözlerinin ne ç?ld?rt?c? bir ahret rüyas? içinde gördü?ünü hat?rl?yordu.
•   Art?k, ne dü?ündü?ünü ne istedi?ini, bu dünyada vazifesinin ne oldu?unu biliyordu.

21. Etkinlik-

?sim: sabah, elbise
S?fat: siyah, yeni
Zarf: birkaç, üçgün
Zamir: bu, o
Edat: ….
Ba?laç: ile, ve
Ünlem: ….
Fiil: al- tut-
•   Bu kelime türleri roman?n anlam?n?n tam olarak alg?lanmas? amac?yla kullan?lm??t?r.

Sayfa 81

23. Etkinlik-
- Verilen metne göre Atatürk’ün en belirgin liderlik özellikleri do?u?tan gelen sezgi, ara?t?rmac? turum, çok okuma özelli?i ile kararl? olmas? ve kararl? davranmas?d?r.

Sayfa 83
Anlama Yorumlama
1.   Roman?n toplumun aynas? oldu?u dü?ünülürse toplum için ne kadar önemli oldu?u da anla??lacakt?r.Çünkü edebi bir eser olarak roman, ortaya ç?kt??? toplumun maddi ve manevi bütün kültür unsurlar?n? ba?ka bir deyi?le zihniyetini bünyesinde bar?nd?r?r.Bununla birlikte topluma yol gösterme ve ilerleme yolunda topluma öncülük etmek gibi bir i?leve de sahiptir.

Sayfa 84 85 86

24. Etkinlik:
Roman olay örgüsü, birbiriyle  ili?kili olaylar?n zincirleme ak???yla olu?ur ve roman?n yap? unsurlar?ndan en önemlisini meydana getirir. ??te resimdeki nar da, küçük parçalar?n bir araya gelmesiyle olu?an bir yap?ya sahiptir.

25. Etkinlik:-
Siz de okudu?unuz bir roman? (inceleme bölümünde tahlil edilen A?k-? memnu ile ders kitab?nda de?i?ik yönleriyle verilen romanlar gibi) verilen plana göre inceleyiniz.

26. Etkinlik: -
Ate?ten Gömlek roman?nda Atatürk bir roman kahraman? gibi fakat geri planda, bir lider olarak anlat?lm??t?r.Onun vatan? ve milleti için yapt?klar? Kurtulu? Sava??’n?n seyrine paralel olarak verilmi?tir.

Ölçme ve De?erlendirme
1.   ……… karakter ………
………tip ………
………kahraman anlat?c? ………
2.
D
D
Y (Romandaki anlat?c?, varl???ndan söz edilen hayali bir anlat?c?d?r.)

3.Do?ru Cevap “C” seçene?idir. “babam?n” sözcü?ü gereksiz olarak ikinci kez tekrar edilmi?tir.
4. C
5. B : “serin” sözcü?ü s?fat, di?erleri isimdir.
6. D: “onun” ve “senin” zamirlerinden hangisi oldu?u belirsizdir.
7.C
8. C: Soru s?fat? olarak kullan?lm??t?r.
9. B

sayfa 3 haz?rl?k çal??malar? 1)Toplumdaki olaylar?n etkisiyle sanat?ç?n?n iç dünyas?n? yans?tma iste?i 2)Yazarlar ya?ad?klar? dönemden etkilenirler. 3)Sanat eselerinin ilerlemede ne kadar önemli oldu?unu söylüyor.

Sayfa 8 1)Ki?i,yer,zaman,olay 2)Cumhuriyet dönemi y?llar?nda yaz?lm??t?r.(2. Dünya Sava?? olabili.)Gerçekçili?i yans?t?yor. 3)Ki?i kendisini olay?n içinde hisseder ama tiyatroda farkl? hem görsel hem de i?itsel. 4)Dil ötesi i?levinde.Çünlü bu bir sanat metnidir. 3. etkinlik 1)1. metin sava? sonras? halk?n çekti?i yoklugu anltm??t?r.2.metinde zaman?n içinde ak?p gitti?ini,3. metinde realizm hakk?n da bilgi vermi?tir. 2)Realizm metninde ileti dogrudan verilmi?tir. 3)?letisi dogrudan olan metinler sanatsal de?illerdir.iletsi dolayl? yoldan olan metinler ise sanatsal metinlerdir. 4. etkinlik -Kaymakl? tavuk gö?sü:dil ötesi(sanatsal) Realizm:Göndergesel -Yaz?l?? amaçlar? farkl? oldu?undan i?levleri farkl?dr. sayfa 9 5. etkinli?i s??r 1926y?l?nda yan? cumhur?yet?n ?lan?ndan sonra yaz?lm??t?r. cumhur?yet donem?nde sa?rler anadoluya yonel?se geçi? yapm?slar ve anadoluya yonelerek halk?n yasay?slar?n? d?le get?rm?slerd?r bu bak?mdan sa?r bulundugu donemden etk?lenm?s ve anadoluyu konu etm?st?r her eser bulundugu donem?n ?zler?n? tas?r umar?m ?s?ne yarar SAYFA=10 D?LLE GERÇEKLE?T?R?LEN SANA ETK?NL?KLER? : 1)ANLATMAYA BA?LI MET?NLER=FABL,MASAL,H?KAYE,ROMAN 2)GÖSTERMEYE BA?LI MET?NLER=T?YARTOa)KOMED?,b)TRAJED? c)DRAM d)ORTA OYUNU,e)KÖY SEY?RL?K OYUNU. KEND?N? COSKUYLA ?FADE ETMEYE BA?LI TÜRLER=???R Dille gerçele?tirilen sanat etkinlikleri Anlatmaya ba?l? edebi türler -Hikaye -Roman -Destan -Masal -Fabl Göstermeye ba?l? edebi metinler -Tiyatro -Bale -Sinema Kendini co?kuyla ifade etmeyeba?l? türler -?iir -Müzik www.talebedunyasi.com

 

Videolu Soru zmleri

?km?? Sorular

Facebook Sayfam?z

Mesleki ve Teknik E?itim

Mesleki ve Teknik E?itim
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugn4700
mod_vvisit_counterDn1297
mod_vvisit_counterBu Hafta9282
mod_vvisit_counterBu Ay32266
mod_vvisit_counterToplam7646100

Kimler evrimii

Şu anda 17 ziyaretçi çevrimiçi

[+]
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • blue color
  • green color
Ödev